Tek meme

lolpanolar

2020.03.05 18:50 KatsakuKen lolpanolar

Meme üretebileceğiniz , sorunlarınızı paylaşabileceğiniz , sohbet edebileceğiniz , içerik üretebileceğiniz bir subreddit. Her ne kadar panolar veya forumlar gibi olmasa da burası da işimize yarar. Şu anlık tek kural veletlik yapmamak :)
[link]


2020.12.04 15:17 hiccupq Yazılım öğrenelim de nasıl? Nasıl yazılıma girebilirsiniz. 1.5 yılda ben nasıl korona zamanında yurtdışında iş buldum.

Merhabalar arkadaşlar. Sayfanın karakterine uygun olmayan non-meme bir paylaşım olacak, kusuruma bakmayın. Mod arkadaşlar da mazur görsünler. Tek amacım ülkemin insanının kendini kurtarıp geliştirmesi. (Diğer birkaç sayfada da paylaşacağım)
Yazılım öğrenip hayatını kurtarmak isteyen arkadaşlara yardım etmek istiyorum.
Yazılım konusundaki bir posta yaptığım yorum ile başladı herşey. Kısaca nasıl yazılım öğrendiğimi ve iş bulduğumu anlattım ve soru sormak isteyen arkadaşlara mesaj yazın dedim. Bu kadar mesaj geleceğini düşünmüyordum. 253 kişiden mesaj aldım. Arkadaşlara elimden geldiğince yardım ettim. Düşündüm ki daha böyle çok insan var. Bir nebze yol göstermek istiyorum.
Şimdi daha fazla insanın görmesini sağlamak için burada paylaşıyorum. Eğer ne yapacağınızı bilmiyorsanız, geleceğiniz için birşeyler yapmak istiyorsanız, “ülkenin durumu kötü kendimi kurtarmam lazım” diyorsanız veya sadece yazılım öğrenip yurtdışına gitmek istiyorsanız bu paylaşım size faydalı olabilir. Biraz bile faydalı olursa ne mutlu bana.(Uzun bir paylaşım olacak)

Eğer geleceğiniz için bir şeyler yapmak adına bir işaret arıyorsanız, işte bu o. Gelin birşeyler yapalım ha?
Lütfen vatanseverlik diyip “neden insanları kaçmaya teşvik ediyorsun” gibi yorumlarda bulunmayın. Amacım bu değil, ülke düzelene kadar yurtdışında okuyup kendinizi geliştirip isterseniz Türkiye’ye dönüp vatanımıza katkıda bulunabilirsiniz.
Öncelikle hafif kendimden bahsedeyim. Ben Japon Dili ve Edbiyatı mezunuyum. Üniversite 3’te 1 yıl Japonya’da okudum ve part-time çalıştım. Üniversite 2. Sınıfta da kodlamaya ilgi duydum fakat 4. Sınıfın başında tam olarak işin içine girdim. Part-time çalışırken 1 yıl kodlama ile uğraştıktan sonra 6 ay iş aradım ve toplam 1.5 sene gibi bir sürede korona olmasına rağmen yurtdışında(Japonya) iş buldum.

Bölümünüzün Bilgisayar Mühendisliği v.b olmasına gerek yok. Eğer çok üst seviye alanlarla uğraşmayacaksanız(Deep learning, Quantum Computing v.b) çaba, devamlılık, azim ve çalışmakla ne isterseniz yapabilirsiniz.
Öncelikle bahsettiğim yorumumu okumanızda fayda var. Ben nasıl yazılım(web geliştirme/web development) öğrendim ve yurtdışında iş buldum.(Yorum düzenlenmiştir)

Web Developer olmak için minimum gereksinimler.(Değişkendir, çok fikir vardır, ülkeye göre değişir. Ben genel bir profil oluşturdum. Zira aşağıdakiler kendi teknoloji dağarcığımın bir kısmıdır.)
Yani özetle bir site dizayn edip, tasarlayıp server kurup, apiden bilgi çekip, databaseye kaydedebilmeniz lazım rahat. Sadece HTML, CSS, JS ile işe gireni de gördüm ama şansınız yükselir.
Bu teknolojilerden daha fazla bilenler işe giremiyor veya daha az bilenler işe girebiliyor. Kendini geliştirmek önemli. Konuşma, edep, albeni, kendini geliştirme ve ilgi gibi birçok faktör var.
Gerçekten zor değil. Ben 1 yılda üsttekileri öğrendim. Siz de yapabilirsiniz.
Udemy gir istediğiniz kursu bulun, şuradan beleş indirin: (Kurs sahiplerine özür diliyorum fakat param olduğunda kursları alacağım, size de tavsiye ederim.)
https://freecoursesite.com/ https://getfreecourses.me/
İş için googledaki sonuçlardan(front end web developer jobs) sırayla her siteye üye olun bakın. Ben 24 site kullandım iş bulmak için. LinkedIn, Glassdoor v.b çok var. Gitmek istediğiniz ülkeye bağlı.
Efsane portföy ve cv yapın en az 10 proje koyun. Daha fazla öğrenmek isterseniz yazın söyleyeyim. Başarılar.

İngilizce konusunda tavsiyeler
Gelen sorular üzerine 2 edit yazdım. Eğer yardımcı olabildiysem ne mutlu bana. Ülkemin parlak zekalarına yardımcı olmak isterim.

-------- EK EDIT 1 - Programlamaya(web development) başlama sürecim
İlk olarak pek birşey bilmediğim için pythondan girdim ve temelleri öğrenmeye başladım çok sevdim fakat daha spesifik bir alan seçmem gerektiğini anladım.
Web development ilginç geldi ve bilgisayar mühendisliği okumamış benim için en uygun alandı. Onu seçtim. Süreci yazmaya çalışacağım. Bu yolu siz de deneyebilirsiniz.
1.Ay - Araştırma
Yapabildiğim kadar araştırma yaptım, günde saatlerce neler öğrenmem gerektiğini, neyin ne olduğunun öğrendim. Genel kültürümü ve kelime dağarcığımı geliştirdim. Wordpress kullandım ama sevmedim ve tam web development(HTML, CSS, JS v.b) öğrenmenin daha iyi olacağını düşündüm. Kursları araştırdım, rehberlere baktım, videolar izledim ve hangilerinin daha iyi olduğunu öğrendim. Freecodecamp ve Odin Project’e göz attım fakat hoşlanmadım. Sizin için iyi olabilir tavsiye ederim.
2.Ay - Temeller
Udemy’den Cold Steele abinin kursunu indirdim ve temellerden girdim. Udemy ilk 10 web development kursunu tavsiye ederim. HTML, CSS, SCSS, BootStrap… Her öğrendiğim bölümün ardından bir proje yapıyordum, İzlerken anlıyorsunuz ama öğrenmiyorsunuz. Yaparken kafanıza işliyor, bir sorun çıktığında googleda saatlerce araştırmanız gerek(En iyiler bile yapıyor)
Tüm kurslar: https://www.udemy.com/courses/development/web-development/
Cold Stelee abinin kursu: https://www.udemy.com/course/the-web-developer-bootcamp/
3.Ay - Kavrama Süreci
Temelleri aldıktan sonra aklımda bir harita oluşmaya başladı. Ne nedir anladım. Hangisinin daha iyi olduğunu öğrendim. Temellerin üstüne katmaya çalıştım. Stackoverflow, dev.to, github. Vs gibi sitelerde gezindim. Youtube’da saatlarce video izledim.
4.Ay - Projeler
Öğrendiklerimi kullanmak, anlamak ve unutmamak için sürekli projeler yapmaya çalıştım(Şuan 22 tamamlanmış projem var. Siteler, web uygulamaları, chrome eklentileri, basit mobil uygulamalar(Flutter ile)). Tekrar söylüyorum: projeler önemli. “Tutorial Hell” denilen öğrenme loop’una girmeyin. Kursları bırakın arada.
5.Ay - Portföy ve Frontend
Uzun bir süre kursa takılı kaldıktan sonra backend kısmına gelince kursu bir süre bıraktım ki frontendi iyi halledeyim. Bu arada bazı framework ve library’ler öğrendim. SCSS, Pug, Fontawesome, CDN ile kullanılan kütüphaneler… İşin içine girince öğreneceksiniz hepsini yazmayayım.
6.Ay - Tasarım, Backend ve İlerisi
Bu ayda tasarım öğrenmeye çalıştım. Tasarım yapmayı, UI/UX tasarlamayı v.b seviyorum. Refactoring UI by Steve Schoger, Adam Wathan kitabı çok faydalı oldu. PDF var nette. Sonra backende geçtim. En revaçta olanı Node.js şuan. Diğerlerini ilerde öğrenirsiniz. Bununla temel atın. Express.js, Firebase öğrenip data ile uğraştım. RestAPI ile Api’den bilgi almayı öğrendim. Projeler yaptım. Full-stack olma yoluna girdim.(İş bulma olasılığınız çok artırır.)

Devamını yazmayacağım çünkü öğrenmeye başlayınca kendi yolunuzu yapacaksınız. Yürünmüş yollardan gitmeyin kendinize yol açın ki gelişesiniz, büyüyesiniz. Bu alanda merak en önemli şey. Bilmediğiniz birşey mi var? Google amcaya danışın. :)
Fakat sorusu olan varsa, bu posttan cevabını alamadıysa bana yazabilir.

Programlama konusunda tavsiyeler
-------- EK EDIT 2 - İş bulma sürecim
1 yıl civarı öğrenme sürcinin ardırdan, 6 aylık iş arama süreci içerisinde:
464 iş başvurusu yaptım, 120 tanesi başvuru mektuplu(cover letter) 24 site kullandım.
-222 cevap aldım, geri kalanları cevap bile yazmıyor(ghosted), 140 tanesinden ikinci mailde, nedensiz ret aldım, neden sorsam da sadece "Unfortunately ... bla bla bla " cevapları geldi klasik
-82 tanesinde belge ve özgeçmiş kontrolüne kadar ilerleyip, 40 ret aldım(gerisi trde olduğumdan ve/veya vizem olmadığından reddetti)
-40'ı ile 3. kez görüşüp 20 tanesinden elendim
-20 tanesinde karakter, beceri veya dil testlerine girdim. 2'sinden elendim
-18 tanesinde, bazı şirketler benim trde olduğumu yeni anlayıp 8'i ret verdi(profillerimde ve özgeçmişimde yazdığı halde),
-10'undan 5'inde programlama testinden elendim,
-5 tanesi ile nihayet çevrimiçi MÜLAKAT'a girebildim.
-3'ü olumsuz cevap verdi
Son olarak iki tanesinde 2. seviyeye geçtik ve CEO/veya müdür ile görüştük ve teklif aldım. Daha çok sevdiğim şirketi seçtim. Şimdi vize v.b ayarlıyoruz bu arada remote çalışacağım 1 ay falan.

İş tecrübesi konusunda
İki yerel şirkette 2 aylık staj yaptım fakat bunlar yetmez. Onun için "fake it till you make it" yapmak gerektiğini anladım. Arkadaşlarımın dükkan, restoran v.b yerlerinin sitelerini tasarlayıp 4-5 ay orada web developer olarak çalıştım gibi gösterdim kendimi. Riskli ve etik olarak sorunlu fakat şirketler de etik açıdan korkunç şeyler yapıyor. Siz de yapın. Soru sorarlarsa cevaplayabilin yeter. "Ne yaptın bu iş sürecinde" derlerse mesela atıyorum "Wordpress sitesini HTML, CSS, JS ve Vue.js kullanarak normal site haline getirip hızlandırdım ve tasarımını geliştirdim v.b gibi.
Tecrübe önemli bir faktör. Elinizden geldiğiniz ücretsiz de olsa bir yerde staj yapmaya çalışın. Freelance yapın CV'nize ekleyin Çok şey öğrenirsiniz. Gerisine internetten bakabilirsiniz. "How to get a software job without experience" gibi.
55k dolar maaş, sigorta, akbil, ücretsiz pc, kira yardımı ve klasik IT şirketi bonusları var.

Fakat kolay değildi. Stress, depresyon, çevre baskısı v.b zor. Bu durumlarda çevrenizdeki insanları umursamayın. Hedefiniz var, ona doğru yürüyün. Toksik ilişkilerinizi yeniden değerlendirin.
Türk insanı zekidir. Türkiye’de yaşayan insanlar zaten zeki olmak zorunda, yoksa hayatta kalamayız. İşte eğer buna yukarıda dediğim çalışkanlığı ve devamlılığı da katarsanız sizin önünüzde hiçbirşey duramaz.

Uzunca postun sonuna geldiğiniz için teşekkür ederim. Demekki çok kararlısınız. İlk adımı attınız bile :)
Bunu yapabilirsiniz inanıyorum! Yardım için elimden geleni yapacağım. Genel soruları yorumlarda, biraz daha özel soruları mesajdan sorabilirsiniz.
Şimdiden kolay gelsin ve başarılar!
(Yazılan herşey kendi tecrübelerimden çıkmıştır. Değişkenlik gösterebilir ve birçok etmene bağlıdır. Lütfen eleştiri yaparken yapıcı olun. Rica ediyorum.)
İmla ve yazım hatalarını zamanla düzenleyeceğim affedin.
edit: eklemeler
submitted by hiccupq to Turkey [link] [comments]


2020.12.04 13:51 Makiyatto58 İnsanların burdurland hakkında görüşü artık bu olmaya başladı hiçbir kural ihlalide yoktur postta

Normi sınıfıma destansı trol yaptım.
Sınıfım NORMİlerle dolu! Bende onları trolledim.
Size baştan anlatiyim. Buumır sınıf öğretmenimiz eşya odasına bişey almaya gitmişti. Bende tahtaya STONKS ADAM resmi yapıştırıp yanınada ÖrTmEn yazmaya karar verdim. İnş tutar diye geçirdim içimden. Önde oturanlardan biri “Hoca gelicek salak napıyosun?” diye bağırmaya başlayınca “Anneni” dedim ve hemen arkasından “destırakşın 100” diyede eklemeyi unutmadım. Gülmekten karnıma sancılar girmiş bildiğin yerde kıvranıyorum, sınıftaki normiler anlamıyo tabi yaptığım komik göndermeyi. Sonra yanımda telefonunu kurcalayan bi kız görünce ne yapıyo bakiyim dedim. Bi baktım instagramda burdurlandtan çalınmış memlere bakıyo. “İNSTANORMİYİ BULDUM!! REDİT KULLAN SENİ KIRİNÇ NORMİİİİİİİİİİ” diye bağırmaya başladım buna. Kimsede meme kültürü falan yok belliki, bana mal mal baktılar. Kızın şaşkınlığı geçince bana “Ne diyosun be sananeki istediğimi kullanırım” dedi. Bende bi porçay göndermesiyle cevap verdim. “SİKTİRGİT (porçay göndermesi geliyo) AMINA KODUMUN EVLADI”. Sınıftakiler bana bağırmaya ve gerizekalı demeye başladı çünkü memleri bilmiyolardı. Buumır sınıf öğretmenimiz geri geldi ve STONKS ADAMı görünce şunlar oldu.
Hiçikmse:
Öğretmen: Kim yaptı bunu?
Bne: Erkan.
Öğretmen: Erkhan kim?
Bunu duyunca ben sjsjsjsjsjsjsj ve xdxdxdxdxd şeklinde kahkahalar atmaya başladım (sj ve xd gülmeyi ifade eder, tüm redditçilerin bildiği gibi sadece kırinç normiler gülmek için o kanser emojileri kullanır). Sınıf öğretmenimiz hakkaten tam kırinç bi buumırdı, olup bitenden hiçbişey anlamamıştı. Bunun üstüne öğretmen bütün sınıfa öğleden sonra ceza verdi. Yanımdakine dönüp “dis lidıl manevra iz gana kost as öğleden sonrası” dedim. Herkes bana kızgındı. Yaptığım şeyin destansılığını göremiyolardı. Keşke daha çok insanın meme kültüründen haberi olsaydı.
Bayaa kızmışlar heralde okuldan sonra herkes bana küfredip otistik diyodu. PANİK. Ama planımı yapmıştım bile. KALM. Onlara dark hümor yapıp gönüllerini alıcaktım. Yanımdakine döndüm ve “u/aynenconvaynen goin dark” deyip bahçedeki kız grubunun arasına daldım. Önce bi öksürüp boğazımı temizledikten sonra tüm grubun duyabileceği şekilde “Allah yok din yalan” dedim. Aptal feminaziler (yine bi porçay göndermesi) onlara tecavüz falan ediceğimi düşünmüş olmalılar benden uzaklaşmaya başladılar. Hemen ardından yahudi arkadaşıma sabun kullanırken kendisini kötü hissedip hissetmediğini sordum. Bana sanki onları sabun yapan hilter deyilde benmişim gibi baktı (tarih bilginiz yoksa söyliyim hiltler yahudileri yakan komk bıyıklı adam). Belliki arkadaşıma mizahım çok dark gelmişti. Dark hümordan anlayan birini bulaMEDİC dedim kendi kendime. Şimdi rasladığım insanlara “porçay porçay porçaaaay” diye sesleniyorum belki meme kültürü olan birisi çıkar diye ama galba çevremde kültürlü tek insan benim.
submitted by Makiyatto58 to burdurland [link] [comments]


2020.12.04 12:58 hiccupq Yazılım öğrenelim de nasıl? Ben yazılım alanında nasıl 1.5 yıldan az bir sürede başka bir ülkede iş buldum. Siz nasıl yapabilirsiniz.

Merhabalar arkadaşlar. Sayfanın karakterine uygun olmayan non-meme bir paylaşım olacak, kusuruma bakmayın. Mod arkadaşlar da mazur görsünler. Tek amacım ülkemin insanının kendini kurtarıp geliştirmesi. (Diğer birkaç sayfada da paylaşacağım)
Yazılım öğrenip hayatını kurtarmak isteyen arkadaşlara yardım etmek istiyorum.
Yazılım konusundaki bir posta yaptığım yorum ile başladı herşey. Kısaca nasıl yazılım öğrendiğimi ve iş bulduğumu anlattım ve soru sormak isteyen arkadaşlara mesaj yazın dedim. Bu kadar mesaj geleceğini düşünmüyordum. 253 kişiden mesaj aldım. Arkadaşlara elimden geldiğince yardım ettim. Düşündüm ki daha böyle çok insan var. Bir nebze yol göstermek istiyorum.
Şimdi daha fazla insanın görmesini sağlamak için burada paylaşıyorum. Eğer ne yapacağınızı bilmiyorsanız, geleceğiniz için birşeyler yapmak istiyorsanız, “ülkenin durumu kötü kendimi kurtarmam lazım” diyorsanız veya sadece yazılım öğrenip yurtdışına gitmek istiyorsanız bu paylaşım size faydalı olabilir. Biraz bile faydalı olursa ne mutlu bana.(Uzun bir paylaşım olacak)
Eğer geleceğiniz için bir şeyler yapmak adına bir işaret arıyorsanız, işte bu o. Gelin birşeyler yapalım ha?

Lütfen vatanseverlik diyip “neden insanları kaçmaya teşvik ediyorsun” gibi yorumlarda bulunmayın. Amacım bu değil, ülke düzelene kadar yurtdışında okuyup kendinizi geliştirip isterseniz Türkiye’ye dönüp vatanımıza katkıda bulunabilirsiniz.
Öncelikle hafif kendimden bahsedeyim. Ben Japon Dili ve Edbiyatı mezunuyum. Üniversite 3’te 1 yıl Japonya’da okudum ve part-time çalıştım. Üniversite 2. Sınıfta da kodlamaya ilgi duydum fakat 4. Sınıfın başında tam olarak işin içine girdim. Part-time çalışırken 1 yıl kodlama ile uğraştıktan sonra 6 ay iş aradım ve toplam 1.5 sene gibi bir sürede korona olmasına rağmen yurtdışında(Japonya) iş buldum.
Bölümünüzün Bilgisayar Mühendisliği v.b olmasına gerek yok. Eğer çok üst seviye alanlarla uğraşmayacaksanız(Deep learning, Quantum Computing v.b) çaba, devamlılık, azim ve çalışmakla ne isterseniz yapabilirsiniz.

Öncelikle bahsettiğim yorumumu okumanızda fayda var. Ben nasıl yazılım(web geliştirme/web development) öğrendim ve yurtdışında iş buldum.(Yorum düzenlenmiştir)
Web Developer olmak için minimum gereksinimler.(Değişkendir, çok fikir vardır, ülkeye göre değişir. Ben genel bir profil oluşturdum. Zira aşağıdakiler kendi teknoloji dağarcığımın bir kısmıdır.)
Yani özetle bir site dizayn edip, tasarlayıp server kurup, apiden bilgi çekip, databaseye kaydedebilmeniz lazım rahat. Sadece HTML, CSS, JS ile işe gireni de gördüm ama şansınız yükselir.
Bu teknolojilerden daha fazla bilenler işe giremiyor veya daha az bilenler işe girebiliyor. Kendini geliştirmek önemli. Konuşma, edep, albeni, kendini geliştirme ve ilgi gibi birçok faktör var.
Gerçekten zor değil. Ben 1 yılda üsttekileri öğrendim. Siz de yapabilirsiniz.

Udemy gir istediğiniz kursu bulun, şuradan beleş indirin: (Kurs sahiplerine özür diliyorum fakat param olduğunda kursları alacağım, size de tavsiye ederim.)
https://freecoursesite.com/ https://getfreecourses.me/
İş için googledaki sonuçlardan(front end web developer jobs) sırayla her siteye üye olun bakın. Ben 24 site kullandım iş bulmak için. LinkedIn, Glassdoor v.b çok var. Gitmek istediğiniz ülkeye bağlı.
Efsane portföy ve cv yapın en az 10 proje koyun. Daha fazla öğrenmek isterseniz yazın söyleyeyim. Başarılar.

İngilizce konusunda tavsiyeler
Gelen sorular üzerine 2 edit yazdım. Eğer yardımcı olabildiysem ne mutlu bana. Ülkemin parlak zekalarına yardımcı olmak isterim.

-------- EK EDIT 1 - Programlamaya(web development) başlama sürecim
İlk olarak pek birşey bilmediğim için pythondan girdim ve temelleri öğrenmeye başladım çok sevdim fakat daha spesifik bir alan seçmem gerektiğini anladım.
Web development ilginç geldi ve bilgisayar mühendisliği okumamış benim için en uygun alandı. Onu seçtim. Süreci yazmaya çalışacağım. Bu yolu siz de deneyebilirsiniz.
1.Ay - Araştırma
Yapabildiğim kadar araştırma yaptım, günde saatlerce neler öğrenmem gerektiğini, neyin ne olduğunun öğrendim. Genel kültürümü ve kelime dağarcığımı geliştirdim. Wordpress kullandım ama sevmedim ve tam web development(HTML, CSS, JS v.b) öğrenmenin daha iyi olacağını düşündüm. Kursları araştırdım, rehberlere baktım, videolar izledim ve hangilerinin daha iyi olduğunu öğrendim. Freecodecamp ve Odin Project’e göz attım fakat hoşlanmadım. Sizin için iyi olabilir tavsiye ederim.
2.Ay - Temeller
Udemy’den Cold Steele abinin kursunu indirdim ve temellerden girdim. Udemy ilk 10 web development kursunu tavsiye ederim. HTML, CSS, SCSS, BootStrap… Her öğrendiğim bölümün ardından bir proje yapıyordum, İzlerken anlıyorsunuz ama öğrenmiyorsunuz. Yaparken kafanıza işliyor, bir sorun çıktığında googleda saatlerce araştırmanız gerek(En iyiler bile yapıyor)
Tüm kurslar: https://www.udemy.com/courses/development/web-development/
Cold Stelee abinin kursu: https://www.udemy.com/course/the-web-developer-bootcamp/
3.Ay - Kavrama Süreci
Temelleri aldıktan sonra aklımda bir harita oluşmaya başladı. Ne nedir anladım. Hangisinin daha iyi olduğunu öğrendim. Temellerin üstüne katmaya çalıştım. Stackoverflow, dev.to, github. Vs gibi sitelerde gezindim. Youtube’da saatlarce video izledim.
4.Ay - Projeler
Öğrendiklerimi kullanmak, anlamak ve unutmamak için sürekli projeler yapmaya çalıştım(Şuan 22 tamamlanmış projem var. Siteler, web uygulamaları, chrome eklentileri, basit mobil uygulamalar(Flutter ile)). Tekrar söylüyorum: projeler önemli. “Tutorial Hell” denilen öğrenme loop’una girmeyin. Kursları bırakın arada.
5.Ay - Portföy ve Frontend
Uzun bir süre kursa takılı kaldıktan sonra backend kısmına gelince kursu bir süre bıraktım ki frontendi iyi halledeyim. Bu arada bazı framework ve library’ler öğrendim. SCSS, Pug, Fontawesome, CDN ile kullanılan kütüphaneler… İşin içine girince öğreneceksiniz hepsini yazmayayım.
6.Ay - Tasarım, Backend ve İlerisi
Bu ayda tasarım öğrenmeye çalıştım. Tasarım yapmayı, UI/UX tasarlamayı v.b seviyorum. Refactoring UI by Steve Schoger, Adam Wathan kitabı çok faydalı oldu. PDF var nette. Sonra backende geçtim. En revaçta olanı Node.js şuan. Diğerlerini ilerde öğrenirsiniz. Bununla temel atın. Express.js, Firebase öğrenip data ile uğraştım. RestAPI ile Api’den bilgi almayı öğrendim. Projeler yaptım. Full-stack olma yoluna girdim.(İş bulma olasılığınız çok artırır.)

Devamını yazmayacağım çünkü öğrenmeye başlayınca kendi yolunuzu yapacaksınız. Yürünmüş yollardan gitmeyin kendinize yol açın ki gelişesiniz, büyüyesiniz. Bu alanda merak en önemli şey. Bilmediğiniz birşey mi var? Google amcaya danışın. :)

Fakat sorusu olan varsa, bu posttan cevabını alamadıysa bana yazabilir.
Programlama konusunda tavsiyeler

-------- EK EDIT 2 - İş bulma sürecim
1 yıl civarı öğrenme sürcinin ardırdan, 6 aylık iş arama süreci içerisinde:
464 iş başvurusu yaptım, 120 tanesi başvuru mektuplu(cover letter) 24 site kullandım.
-222 cevap aldım, geri kalanları cevap bile yazmıyor(ghosted), 140 tanesinden ikinci mailde, nedensiz ret aldım, neden sorsam da sadece "Unfortunately ... bla bla bla " cevapları geldi klasik
-82 tanesinde belge ve özgeçmiş kontrolüne kadar ilerleyip, 40 ret aldım(gerisi trde olduğumdan ve/veya vizem olmadığından reddetti)
-40'ı ile 3. kez görüşüp 20 tanesinden elendim
-20 tanesinde karakter, beceri veya dil testlerine girdim. 2'sinden elendim
-18 tanesinde, bazı şirketler benim trde olduğumu yeni anlayıp 8'i ret verdi(profillerimde ve özgeçmişimde yazdığı halde),
-10'undan 5'inde programlama testinden elendim,
-5 tanesi ile nihayet çevrimiçi MÜLAKAT'a girebildim.
-3'ü olumsuz cevap verdi
Son olarak iki tanesinde 2. seviyeye geçtik ve CEO/veya müdür ile görüştük ve teklif aldım. Daha çok sevdiğim şirketi seçtim. Şimdi vize v.b ayarlıyoruz bu arada remote çalışacağım 1 ay falan.

İş tecrübesi konusunda
İki yerel şirkette 2 aylık staj yaptım fakat bunlar yetmez. Onun için "fake it till you make it" yapmak gerektiğini anladım. Arkadaşlarımın dükkan, restoran v.b yerlerinin sitelerini tasarlayıp 4-5 ay orada web developer olarak çalıştım gibi gösterdim kendimi. Riskli ve etik olarak sorunlu fakat şirketler de etik açıdan korkunç şeyler yapıyor. Siz de yapın. Soru sorarlarsa cevaplayabilin yeter. "Ne yaptın bu iş sürecinde" derlerse mesela atıyorum "Wordpress sitesini HTML, CSS, JS ve Vue.js kullanarak normal site haline getirip hızlandırdım ve tasarımını geliştirdim v.b gibi.
Tecrübe önemli bir faktör. Elinizden geldiğiniz ücretsiz de olsa bir yerde staj yapmaya çalışın. Freelance yapın CV'nize ekleyin Çok şey öğrenirsiniz. Gerisine internetten bakabilirsiniz. "How to get a software job without experience" gibi.

55k dolar maaş, sigorta, akbil, ücretsiz pc, kira yardımı ve klasik IT şirketi bonusları var.
Fakat kolay değildi. Stress, depresyon, çevre baskısı v.b zor. Bu durumlarda çevrenizdeki insanları umursamayın. Hedefiniz var, ona doğru yürüyün. Toksik ilişkilerinizi yeniden değerlendirin.

Türk insanı zekidir. Türkiye’de yaşayan insanlar zaten zeki olmak zorunda, yoksa hayatta kalamayız. İşte eğer buna yukarıda dediğim çalışkanlığı ve devamlılığı da katarsanız sizin önünüzde hiçbirşey duramaz.
Uzunca postun sonuna geldiğiniz için teşekkür ederim. Demekki çok kararlısınız. İlk adımı attınız bile :)
Bunu yapabilirsiniz inanıyorum! Yardım için elimden geleni yapacağım. Genel soruları yorumlarda, biraz daha özel soruları mesajdan sorabilirsiniz.

Şimdiden kolay gelsin ve başarılar!
(Yazılan herşey kendi tecrübelerimden çıkmıştır. Değişkenlik gösterebilir ve birçok etmene bağlıdır. Lütfen eleştiri yaparken yapıcı olun. Rica ediyorum.)
İmla ve yazım hatalarını zamanla düzenleyeceğim affedin.
edit: eklemeler
submitted by hiccupq to burdurland [link] [comments]


2020.12.04 12:57 hiccupq Yazılım öğrenelim de nasıl? Ben yazılım alanında nasıl 1.5 yıldan az bir sürede başka bir ülkede iş buldum. Siz nasıl yapabilirsiniz.

Merhabalar arkadaşlar. Sayfanın karakterine uygun olmayan non-meme bir paylaşım olacak, kusuruma bakmayın. Mod arkadaşlar da mazur görsünler. Tek amacım ülkemin insanının kendini kurtarıp geliştirmesi. (Diğer birkaç sayfada da paylaşacağım)
Yazılım öğrenip hayatını kurtarmak isteyen arkadaşlara yardım etmek istiyorum.
Yazılım konusundaki bir posta yaptığım yorum ile başladı herşey. Kısaca nasıl yazılım öğrendiğimi ve iş bulduğumu anlattım ve soru sormak isteyen arkadaşlara mesaj yazın dedim. Bu kadar mesaj geleceğini düşünmüyordum. 253 kişiden mesaj aldım. Arkadaşlara elimden geldiğince yardım ettim. Düşündüm ki daha böyle çok insan var. Bir nebze yol göstermek istiyorum.
Şimdi daha fazla insanın görmesini sağlamak için burada paylaşıyorum. Eğer ne yapacağınızı bilmiyorsanız, geleceğiniz için birşeyler yapmak istiyorsanız, “ülkenin durumu kötü kendimi kurtarmam lazım” diyorsanız veya sadece yazılım öğrenip yurtdışına gitmek istiyorsanız bu paylaşım size faydalı olabilir. Biraz bile faydalı olursa ne mutlu bana.(Uzun bir paylaşım olacak)
Eğer geleceğiniz için bir şeyler yapmak adına bir işaret arıyorsanız, işte bu o. Gelin birşeyler yapalım ha?

Lütfen vatanseverlik diyip “neden insanları kaçmaya teşvik ediyorsun” gibi yorumlarda bulunmayın. Amacım bu değil, ülke düzelene kadar yurtdışında okuyup kendinizi geliştirip isterseniz Türkiye’ye dönüp vatanımıza katkıda bulunabilirsiniz.
Öncelikle hafif kendimden bahsedeyim. Ben Japon Dili ve Edbiyatı mezunuyum. Üniversite 3’te 1 yıl Japonya’da okudum ve part-time çalıştım. Üniversite 2. Sınıfta da kodlamaya ilgi duydum fakat 4. Sınıfın başında tam olarak işin içine girdim. Part-time çalışırken 1 yıl kodlama ile uğraştıktan sonra 6 ay iş aradım ve toplam 1.5 sene gibi bir sürede korona olmasına rağmen yurtdışında(Japonya) iş buldum.
Bölümünüzün Bilgisayar Mühendisliği v.b olmasına gerek yok. Eğer çok üst seviye alanlarla uğraşmayacaksanız(Deep learning, Quantum Computing v.b) çaba, devamlılık, azim ve çalışmakla ne isterseniz yapabilirsiniz.

Öncelikle bahsettiğim yorumumu okumanızda fayda var. Ben nasıl yazılım(web geliştirme/web development) öğrendim ve yurtdışında iş buldum.(Yorum düzenlenmiştir)
Web Developer olmak için minimum gereksinimler.(Değişkendir, çok fikir vardır, ülkeye göre değişir. Ben genel bir profil oluşturdum. Zira aşağıdakiler kendi teknoloji dağarcığımın bir kısmıdır.)
Yani özetle bir site dizayn edip, tasarlayıp server kurup, apiden bilgi çekip, databaseye kaydedebilmeniz lazım rahat. Sadece HTML, CSS, JS ile işe gireni de gördüm ama şansınız yükselir.

Bu teknolojilerden daha fazla bilenler işe giremiyor veya daha az bilenler işe girebiliyor. Kendini geliştirmek önemli. Konuşma, edep, albeni, kendini geliştirme ve ilgi gibi birçok faktör var.
Gerçekten zor değil. Ben 1 yılda üsttekileri öğrendim. Siz de yapabilirsiniz.

Udemy gir istediğiniz kursu bulun, şuradan beleş indirin: (Kurs sahiplerine özür diliyorum fakat param olduğunda kursları alacağım, size de tavsiye ederim.)
https://freecoursesite.com/ https://getfreecourses.me/
İş için googledaki sonuçlardan(front end web developer jobs) sırayla her siteye üye olun bakın. Ben 24 site kullandım iş bulmak için. LinkedIn, Glassdoor v.b çok var. Gitmek istediğiniz ülkeye bağlı.
Efsane portföy ve cv yapın en az 10 proje koyun. Daha fazla öğrenmek isterseniz yazın söyleyeyim. Başarılar.

İngilizce konusunda tavsiyeler
Gelen sorular üzerine 2 edit yazdım. Eğer yardımcı olabildiysem ne mutlu bana. Ülkemin parlak zekalarına yardımcı olmak isterim.

-------- EK EDIT 1 - Programlamaya(web development) başlama sürecim
İlk olarak pek birşey bilmediğim için pythondan girdim ve temelleri öğrenmeye başladım çok sevdim fakat daha spesifik bir alan seçmem gerektiğini anladım.
Web development ilginç geldi ve bilgisayar mühendisliği okumamış benim için en uygun alandı. Onu seçtim. Süreci yazmaya çalışacağım. Bu yolu siz de deneyebilirsiniz.
1.Ay - Araştırma
Yapabildiğim kadar araştırma yaptım, günde saatlerce neler öğrenmem gerektiğini, neyin ne olduğunun öğrendim. Genel kültürümü ve kelime dağarcığımı geliştirdim. Wordpress kullandım ama sevmedim ve tam web development(HTML, CSS, JS v.b) öğrenmenin daha iyi olacağını düşündüm. Kursları araştırdım, rehberlere baktım, videolar izledim ve hangilerinin daha iyi olduğunu öğrendim. Freecodecamp ve Odin Project’e göz attım fakat hoşlanmadım. Sizin için iyi olabilir tavsiye ederim.
2.Ay - Temeller
Udemy’den Cold Steele abinin kursunu indirdim ve temellerden girdim. Udemy ilk 10 web development kursunu tavsiye ederim. HTML, CSS, SCSS, BootStrap… Her öğrendiğim bölümün ardından bir proje yapıyordum, İzlerken anlıyorsunuz ama öğrenmiyorsunuz. Yaparken kafanıza işliyor, bir sorun çıktığında googleda saatlerce araştırmanız gerek(En iyiler bile yapıyor)
Tüm kurslar: https://www.udemy.com/courses/development/web-development/
Cold Stelee abinin kursu: https://www.udemy.com/course/the-web-developer-bootcamp/
3.Ay - Kavrama Süreci
Temelleri aldıktan sonra aklımda bir harita oluşmaya başladı. Ne nedir anladım. Hangisinin daha iyi olduğunu öğrendim. Temellerin üstüne katmaya çalıştım. Stackoverflow, dev.to, github. Vs gibi sitelerde gezindim. Youtube’da saatlarce video izledim.
4.Ay - Projeler
Öğrendiklerimi kullanmak, anlamak ve unutmamak için sürekli projeler yapmaya çalıştım(Şuan 22 tamamlanmış projem var. Siteler, web uygulamaları, chrome eklentileri, basit mobil uygulamalar(Flutter ile)). Tekrar söylüyorum: projeler önemli. “Tutorial Hell” denilen öğrenme loop’una girmeyin. Kursları bırakın arada.
5.Ay - Portföy ve Frontend
Uzun bir süre kursa takılı kaldıktan sonra backend kısmına gelince kursu bir süre bıraktım ki frontendi iyi halledeyim. Bu arada bazı framework ve library’ler öğrendim. SCSS, Pug, Fontawesome, CDN ile kullanılan kütüphaneler… İşin içine girince öğreneceksiniz hepsini yazmayayım.
6.Ay - Tasarım, Backend ve İlerisi
Bu ayda tasarım öğrenmeye çalıştım. Tasarım yapmayı, UI/UX tasarlamayı v.b seviyorum. Refactoring UI by Steve Schoger, Adam Wathan kitabı çok faydalı oldu. PDF var nette. Sonra backende geçtim. En revaçta olanı Node.js şuan. Diğerlerini ilerde öğrenirsiniz. Bununla temel atın. Express.js, Firebase öğrenip data ile uğraştım. RestAPI ile Api’den bilgi almayı öğrendim. Projeler yaptım. Full-stack olma yoluna girdim.(İş bulma olasılığınız çok artırır.)

Devamını yazmayacağım çünkü öğrenmeye başlayınca kendi yolunuzu yapacaksınız. Yürünmüş yollardan gitmeyin kendinize yol açın ki gelişesiniz, büyüyesiniz. Bu alanda merak en önemli şey. Bilmediğiniz birşey mi var? Google amcaya danışın. :)
Fakat sorusu olan varsa, bu posttan cevabını alamadıysa bana yazabilir.

Programlama konusunda tavsiyeler

-------- EK EDIT 2 - İş bulma sürecim
1 yıl civarı öğrenme sürcinin ardırdan, 6 aylık iş arama süreci içerisinde:
464 iş başvurusu yaptım, 120 tanesi başvuru mektuplu(cover letter) 24 site kullandım.
-222 cevap aldım, geri kalanları cevap bile yazmıyor(ghosted), 140 tanesinden ikinci mailde, nedensiz ret aldım, neden sorsam da sadece "Unfortunately ... bla bla bla " cevapları geldi klasik
-82 tanesinde belge ve özgeçmiş kontrolüne kadar ilerleyip, 40 ret aldım(gerisi trde olduğumdan ve/veya vizem olmadığından reddetti)
-40'ı ile 3. kez görüşüp 20 tanesinden elendim
-20 tanesinde karakter, beceri veya dil testlerine girdim. 2'sinden elendim
-18 tanesinde, bazı şirketler benim trde olduğumu yeni anlayıp 8'i ret verdi(profillerimde ve özgeçmişimde yazdığı halde),
-10'undan 5'inde programlama testinden elendim,
-5 tanesi ile nihayet çevrimiçi MÜLAKAT'a girebildim.
-3'ü olumsuz cevap verdi
Son olarak iki tanesinde 2. seviyeye geçtik ve CEO/veya müdür ile görüştük ve teklif aldım. Daha çok sevdiğim şirketi seçtim. Şimdi vize v.b ayarlıyoruz bu arada remote çalışacağım 1 ay falan.

İş tecrübesi konusunda
İki yerel şirkette 2 aylık staj yaptım fakat bunlar yetmez. Onun için "fake it till you make it" yapmak gerektiğini anladım. Arkadaşlarımın dükkan, restoran v.b yerlerinin sitelerini tasarlayıp 4-5 ay orada web developer olarak çalıştım gibi gösterdim kendimi. Riskli ve etik olarak sorunlu fakat şirketler de etik açıdan korkunç şeyler yapıyor. Siz de yapın. Soru sorarlarsa cevaplayabilin yeter. "Ne yaptın bu iş sürecinde" derlerse mesela atıyorum "Wordpress sitesini HTML, CSS, JS ve Vue.js kullanarak normal site haline getirip hızlandırdım ve tasarımını geliştirdim v.b gibi.
Tecrübe önemli bir faktör. Elinizden geldiğiniz ücretsiz de olsa bir yerde staj yapmaya çalışın. Freelance yapın CV'nize ekleyin Çok şey öğrenirsiniz. Gerisine internetten bakabilirsiniz. "How to get a software job without experience" gibi.

55k dolar maaş, sigorta, akbil, ücretsiz pc, kira yardımı ve klasik IT şirketi bonusları var.
Fakat kolay değildi. Stress, depresyon, çevre baskısı v.b zor. Bu durumlarda çevrenizdeki insanları umursamayın. Hedefiniz var, ona doğru yürüyün. Toksik ilişkilerinizi yeniden değerlendirin.

Türk insanı zekidir. Türkiye’de yaşayan insanlar zaten zeki olmak zorunda, yoksa hayatta kalamayız. İşte eğer buna yukarıda dediğim çalışkanlığı ve devamlılığı da katarsanız sizin önünüzde hiçbirşey duramaz.
Uzunca postun sonuna geldiğiniz için teşekkür ederim. Demekki çok kararlısınız. İlk adımı attınız bile :)
Bunu yapabilirsiniz inanıyorum! Yardım için elimden geleni yapacağım. Genel soruları yorumlarda, biraz daha özel soruları mesajdan sorabilirsiniz.

Şimdiden kolay gelsin ve başarılar!
(Yazılan herşey kendi tecrübelerimden çıkmıştır. Değişkenlik gösterebilir ve birçok etmene bağlıdır. Lütfen eleştiri yaparken yapıcı olun. Rica ediyorum.)
İmla ve yazım hatalarını zamanla düzenleyeceğim affedin.
edit: eklemeler
submitted by hiccupq to KGBTR [link] [comments]


2020.12.02 19:29 elitekmek Hoşgeldiniz

türkiyenin ilk ve tek süngerbob meme subredditine hoşgeldiniz.
submitted by elitekmek to spongebobTR [link] [comments]


2020.11.30 11:28 metincizre Yeni bir akım başlatalım sadece tek kelime ekliyerek meme yi tamamlama .

Yeni bir akım başlatalım sadece tek kelime ekliyerek meme yi tamamlama . submitted by metincizre to burdurland [link] [comments]


2020.11.29 17:40 subreddit_stats Subreddit Stats: BELGICA top posts from 2019-11-26 to 2020-11-24 08:24 PDT

Period: 363.64 days
Submissions Comments
Total 780 4180
Rate (per day) 2.14 11.36
Unique Redditors 356 1175
Combined Score 105766 30257

Top Submitters' Top Submissions

  1. 10465 points, 116 submissions: _Abram_
    1. Nous avons das wel door hoor (437 points, 6 comments)
    2. Tourner die Flagge tot er une regering is. Jour 180 (312 points, 10 comments)
    3. Willkommen in de famille royale Delphine! (309 points, 1 comment)
    4. vLaAmsE gRoNd (293 points, 11 comments)
    5. Humor von Delhaize (288 points, 6 comments)
    6. Gg (286 points, 6 comments)
    7. "ecorealisme" (283 points, 14 comments)
    8. VBslayer27 (266 points, 5 comments)
    9. Euthanasie? C'est quoi? (229 points, 2 comments)
    10. Tourner die Flagge tot er une regering is. Jour 270 (222 points, 4 comments)
  2. 5329 points, 30 submissions: wieldope
    1. Applaus: in avril dans de strasse in oktober in votre cul. (414 points, 4 comments)
    2. Un klein peu elitaire Kulturkritik (363 points, 15 comments)
    3. Funf après twaalf (325 points, 2 comments)
    4. Ich aime van Europe maar diese merde ist zo schrecklich hypocrite (297 points, 6 comments)
    5. Die leute libre laten is jamais ein bonne idee wenn das over vie und mort geht (294 points, 6 comments)
    6. Kleine faux dans le Krant, glucklich rapidement verbeterd (290 points, 8 comments)
    7. Ho ho Jip und Janneke sind des badass echt! (282 points, 7 comments)
    8. Aber il hat es niet gewusst! (257 points, 8 comments)
    9. Geert Noels niet est pas echt ein Ökonom (250 points, 15 comments)
    10. Durch le vent, door die pleuvoir, dwars durch alles hein (220 points, 24 comments)
  3. 3523 points, 23 submissions: berendrockepap
    1. Das explique veel (557 points, 8 comments)
    2. Weg avec muggen (349 points, 6 comments)
    3. Die geruchten sagen que le gemiddelde IQ in Anvers ist 80 (266 points, 7 comments)
    4. Sie sind zelf plus irritant que muggen (259 points, 11 comments)
    5. Dit doit ongeveer sind hoe een toerist denkt que Corona werkt (247 points, 3 comments)
    6. Une wijze raadgever und Anvers was het problem von Nederland (244 points, 13 comments)
    7. Mes yeux sind kapot derrière voir een aflevering von thuis (219 points, 4 comments)
    8. Of peut-être beter nicht (214 points, 4 comments)
    9. Wissen sie quoi notre spion a dit voordat Bart le Wever ihm levend a gesmolten (212 points, 2 comments)
    10. Nu is er geen raison pour de toeristen om te komen. Das sie mais wegblijven nu (172 points, 4 comments)
  4. 2953 points, 13 submissions: readthispostedthat
    1. Donner mon gegevens am HORECA? Ich ne wil pas (448 points, 16 comments)
    2. Et ça na 500+ tagen de les aider en te luisteren naar ihre probleme (417 points, 11 comments)
    3. Gans la België? (384 points, 13 comments)
    4. Essayez de ein Belgier te activeren (338 points, 37 comments)
    5. Ah scheisse, hier nous gaan nochmal (326 points, 10 comments)
    6. Das neue seizoen van De Mol ist trop facile (281 points, 6 comments)
    7. quelqu'un maakt nicht zomaar ein gouvernement (236 points, 3 comments)
    8. Cette midi bij de koning... (197 points, 7 comments)
    9. Nur noch une petite ding (192 points, 4 comments)
    10. Boîte de trucs der Politiker, tip 1: le naamsverandering (61 points, 2 comments)
  5. 2663 points, 10 submissions: attrage
    1. Banlieue 13. (479 points, 65 comments)
    2. N O S T A L G I E (376 points, 10 comments)
    3. C'est opnieuw relevant. (364 points, 9 comments)
    4. Nouveau corona maatregel: choisir maximum 1 knuffel per personne. (241 points, 2 comments)
    5. VB dans une notendop. (234 points, 15 comments)
    6. I have a sickness for the quickness. (231 points, 10 comments)
    7. Ik heb DREE KINDEREN ZONDER SAAS! (218 points, 11 comments)
    8. Das ist verraad! (188 points, 20 comments)
    9. Il y a drei soorten personen. (180 points, 12 comments)
    10. Wanneer de wafels van de Colruyt zijn: (152 points, 12 comments)
  6. 1767 points, 6 submissions: Nonkel_Jef
    1. Patience is een schöne zaak (774 points, 19 comments)
    2. Ich suis zeker de enige qui das voorheeft? (253 points, 6 comments)
    3. Nombre één! (207 points, 11 comments)
    4. Plopsaland macht grote moustache verplicht (200 points, 5 comments)
    5. Aber c’est le même weekmenu als normal ? (182 points, 2 comments)
    6. Koningin des pyromanen (151 points, 8 comments)
  7. 1699 points, 7 submissions: Henchman05
    1. Das licht est aan, mais er est niemand thuis (351 points, 6 comments)
    2. Blijf encore eventjes dans votre kot bitte (347 points, 1 comment)
    3. Octaaf dans das politiek (311 points, 6 comments)
    4. Das ist vraiment waanzin (280 points, 5 comments)
    5. Le toiletpapier était uitverkocht... Glücklich verkochten ze dit encore (231 points, 10 comments)
    6. Spijt arrive na die Sünde (169 points, 29 comments)
    7. Der grootste oorlog depuis WWII (10 points, 0 comments)
  8. 1322 points, 6 submissions: TiiGerTekZZ
    1. Le beste maps de Battle Royals. (416 points, 2 comments)
    2. Le regering; sluit alle cafés und restaurants. Belgier burgers; (335 points, 3 comments)
    3. BELGICA_IHE (268 points, 3 comments)
    4. Waarom ne pas ein"Choking Hazard" pour spellekes? (158 points, 3 comments)
    5. Le meme of das jaar? (122 points, 11 comments)
    6. heureuse uur dans het cafe! (23 points, 1 comment)
  9. 1272 points, 4 submissions: Nallaerts
    1. Tous les politiekers 473 Tage na die élections (586 points, 10 comments)
    2. Wer slaagt pour dieser Test? (320 points, 11 comments)
    3. Un miljard meer oder moins, quoi maakt das uit? (203 points, 2 comments)
    4. Interessante ingrédients! (163 points, 7 comments)
  10. 1198 points, 5 submissions: MrBonziBuddy
    1. Je overdrijf nicht, ich ken hommes die das echt penser (354 points, 11 comments)
    2. Sont des Politique Kompas memes toegelaten en belgica? (350 points, 40 comments)
    3. Gut kijken, peut être ziet ge unser berichtje voorbijkomen. Ich spoor tous les membres um een berichtje te envoyer naar de warmste week! (222 points, 3 comments)
    4. Godverdomme, ça is al die tweede fois das ze nous vergessen zijn (215 points, 4 comments)
    5. Ils mussen hun huiswerk besser faire denk ich! (57 points, 10 comments)

Top Commenters

  1. OnWilleKeurig_II (1983 points, 197 comments)
  2. Some_Belgian_Guy (760 points, 63 comments)
  3. ChaoticTransfer (628 points, 88 comments)
  4. _Abram_ (457 points, 127 comments)
  5. MrBonziBuddy (369 points, 33 comments)
  6. attrage (367 points, 66 comments)
  7. Conocoryphe (323 points, 18 comments)
  8. saberline152 (309 points, 16 comments)
  9. Schwarzekekker (305 points, 28 comments)
  10. AIZAKKU666 (291 points, 23 comments)

Top Submissions

  1. Patience is een schöne zaak by Nonkel_Jef (774 points, 19 comments)
  2. Quand der lockdown ist volledig passé by Slightlyonpoint (604 points, 8 comments)
  3. Entschuldigung voor seulement Niederländisch by CleverBrownie (596 points, 10 comments)
  4. Tous les politiekers 473 Tage na die élections by Nallaerts (586 points, 10 comments)
  5. Seulement wir mogen ça! by Black_Yellow_Red (558 points, 9 comments)
  6. Das explique veel by berendrockepap (557 points, 8 comments)
  7. Grand Marc gut bezig by Pristine-Magazine (541 points, 37 comments)
  8. 🇧🇪 Ken Ihre fortitudes! 🇧🇪 by OctoSaurusRex (486 points, 43 comments)
  9. Mes excuses für die neerlandais by BellyQ173 (480 points, 5 comments)
  10. Banlieue 13. by attrage (479 points, 65 comments)

Top Comments

  1. 104 points: saberline152's comment in Man, I'd love to see this for my taxes!
  2. 99 points: Henchman05's comment in 🇧🇪 Ken Ihre fortitudes! 🇧🇪
  3. 96 points: fuzzy991's comment in Das gekkerds in le nord, besser comme le sud universel
  4. 95 points: jagfb's comment in From wallifornia with love
  5. 93 points: Enzoisdagod's comment in QUOI IST DIT
  6. 93 points: MathiasTime's comment in accurate representation of the belgian governments and how they work together
  7. 83 points: manos200's comment in vLaAmsE gRoNd
  8. 82 points: NuruYetu's comment in Jullie zijn altijd welkom terug in Nederland
  9. 80 points: Banana-Delivery's comment in United at last
  10. 78 points: SkidMcmarxxxx's comment in Aanvallen, mein amis!
Generated with BBoe's Subreddit Stats
submitted by subreddit_stats to subreddit_stats [link] [comments]


2020.11.24 20:17 thisismeatmybest Ben sizin amk

Eğlenelim diye buraya giriyorum günlük olarak lakin eğlence dışında her şeyi görüyorum. Bir tarafta sikim sonik anketler (en sevdiğiniz ders, même çiziyor, yarrak yalıyor), diğer tarafta zoom derslerini kendini komik sanarak bombalayarak saygısızlığın dibine vuran kişiler, dige ryandan da 12 yaşında bile komik bıkmadığım esprilere kahakalar atanlar, award verenler.....
Bre amk salakları, burdurlandten çıkıp buraya doluşuyorsunuz, sikicem hepinizi tek tek de çoğalırsınız. Ben ilk girdiğim zaman (yaklaşık 6 ay önce) NSFW, siyaset, cidden komik meme ve tartışmalar, hoş anketler ve çok nadir mağara içerikler olurdu. Şimdi ne oldu? Gruba önüne gelen girdi, grubu siktiniz. Sikicem belanızı orospu çocukları. Bir de şimdi İslamcılar türemiş. Yok her gün bir ayet, yok Tayyip, yok o peygamber yok bu halife. Yeter da! Kendi dininiz kendinize. Burası dinsiz bir ortam, kendi kendinize ne yaşıyor isen yaşayın.
Amk veletleri, gidin de sütünüzü içip uyuyun, sonra anneniz falan kızar mazallah.
submitted by thisismeatmybest to KGBTR [link] [comments]


2020.11.23 13:07 nudree Buzağıların Bakım ve Beslenmesi

Buzağıların Bakım ve Beslenmesi
Doğumdan hemen sonra buzağıların beslenmesi: İlk 1 saat içerisinde buzağının en az 2 litre ağız sütü (kolostrum) içtiğinden emin olunmalıdır. Buzağıya ilk 3 gün anne sütü (kolostrum) günde 4-5 defa ve günlük 4-5 litre olarak içirilmelidir.
Doğum gerçekleşir gerçekleşmez yavrunun nefes alıp almadığı kontrol edilmelidir.
Ağız ve burnundaki müköz (sümüksü) kalıntı temizlenmelidir. Gerekirse solunumu uyarmak üzere buzağı başı aşağı gelecek şekilde sallandırılmalı, baş bölgesine soğuk su uygulanmalı ve/veya dili birkaç kez hafifçe çekilip bırakılmalıdır.
* Göbek kordonu dipten kopmamış ise karnına en yakın kısımdan başlayarak kordon
aşağıya doğru sıvazlanmalı ve içindeki sıvı boşaltılmalıdır. Daha sonra içine tentürdiyot akıtılan göbek kordonu, karına 4-5 cm uzaklıktan antiseptiğe batırılmış bir iple bağlanmalı ve bağlanan noktanın 3-4 cm altından temiz bir makasla kesilmelidir.Doğum esnasında dipten kopmuş veya kesilen göbek kordonu bölgesine, üç gün boyunca günde iki kez tentürdiyot sürülmelidir.
*Doğumdan sonra inek yavrusunu yalayarak hem yavrunun kurumasına hem de dolaşımın hızlanmasına yardımcı olur. Eğer inek herhangi bir nedenle bu işi yapmıyor ise buzağının üzerine hafif tuz serpilerek yalaması teşvik edilmeli veya kuru bir bez veya yataklık sapla; buzağı iyice silinerek, kurutulmaya çalışılmalıdır.
*Normal bir buzağı doğumundan yarım saat sonra ayağa kalkar ve bir saat içerisinde annesini emmeye çalışır. Buzağı emmeden önce, anasının meme başları ve çevresi ılık sabunlu suyla yıkanıp, temiz bir bezle kurulanmalı ve hızla emzirmeye çalıştırılmalıdır.
*Eğer yavru annesini emerse ineğin sağımı sırasında devamlı yavrunun emmesini isteyeceğinden sağım zorlaşır ve verim düşüklüğü şekillenebilir. Ayrıca memeden emen yavrunun ne kadar Kolostrum/süt içtiği de bilinemez. Bu nedenle mümkünse buzağılara ağız sütü sağılarak, mutlaka vücut ısısında (38 ºC) soğutmadan verilmesi sağlanmalıdır.
*Doğuma yaklaşık beş hafta kala meme bezinde başlayan kolostrum salgılama, gebeliğin son iki haftasında maksimum seviye ulaşır. Buzağı doğduğunda ise aniden durur. Kolostrum, doğumla beraber memeden sağılan son derece komplike bir salgıdır.Kolostrum (ağız sütü), normal süte göre 2 katı kuru madde, 3 katı mineral ve 5 katı protein içerdiği gibi yüksek oranda; buzağının acil ihtiyacı olan vitaminler, enerji, büyüme faktörleri, hormonlar ve hastalıklardan korunmasına yardım eden bağışıklık maddelerine (IgG) sahiptir. Kaliteli kolostrum buzağı için tek sağlıklı yaşam iksiridir.
* İnekler, kolostrumunda sadece karşılaştığı hastalıklara karşı koruyucu maddeleri barındırırlar. Bu nedenle başka çiftliklerden gelenlerle işletmede ki genç inekler; işletmeye özgü muhtemel hastalık etmenlerine karşı yeterli miktarda antikor (IgG) oluşturamayabileceğinden, yeni doğan buzağılar ilk 24 saat boyunca olgun ineklerden (2 ve üzeri doğum yapmış) alınacak kaliteli kolostrumla (50g/lt ˂ IgG) beslenmelidir.
*Kıvamsız, akışkan ve açık renkli kolostrum antikor ve besin maddeleri yönünde fakir olacağı için yeni doğan yavruyu hastalıklardan yeterince korumayacaktır. Bu nedenle IgG yoğunluğu 50 mg/ml altında olan kolostrumlar buzağıya ilk 24 saate değil 2-4. günlerde gıda olarak verilmelidir.
Kolostrumun kalitesi ve/veya miktarı üzerine etki eden anaya bağlı faktörler ; -Hayvan refahı; strese maruz kalması, -Kuruda kalma süresi; Sağmal ineklerin kuruda yaklaşık 40 günden az veya 70 günden fazla kalması, -Mevsim; gebeliğin son döneminde özelikle de düvelerde IgG seviyesini % 20 oranında düşürmesine neden olan sıcaklık stresi, Kolostrum ne kadar koyu renkli ve yoğun-krema kıvamında ise o kadar kalitelidir. Ağız sütünün kalitesi gözle anlaşılabilir. Ancak işletmelerin kolostrumun kalitesini belirleyen kolostrometreye sahip olmasında fayda vardır. Bu amaçla ağız sütünün bağışıklık düzeyini belirlemede dansimetre veya Brix refraktometresi (%0-32) kullanılabilir. Brix değeri (yoğunluğu) % 22(50 mg/ml) veya oda ısısında dansimetre yoğunluğu 1050 ve üzeri kolostrumlar kaliteli olarak kabul edilmektedir. - Bakım ve besleme koşulları; havasız, karanlık, hareketsiz ve kirli ortamlar, açlık, yetersiz ve/veya dengesiz rasyonlar, başta selenyum ve E vitamini olmak üzere mineral ve vitamin yetersizlikleri, -Mastitis ve diğer hastalıklar; Klinik mastitis ve diğer birçok patojenik hastalık etkini, kolostrumun miktarını ve kalitesini olumsuz etkilediği gibi kolostrumla da yavruya geçmektedir. Ancak subklinik mastitis de kolostrumun IgG konsantrasyonu düşerken, üretim miktarı azalmaktadır. -Diğer faktörler; erken veya güç buzağılama, doğumdan önce sağılması veya memede sızıntı, ilk doğum veya aşırı yaşlılık, VKS 2,5 dan düşük veya 3,5 dan yüksek olmasıdır.
#buzagilarinbakimvebeslenmesi #canlihayvanpazari #buyukbaskurbanlik
submitted by nudree to u/nudree [link] [comments]


2020.11.22 06:13 NDeath7 BACA RULES KALAU TAK NAK POST KENA REMOVE

1.Jangan post perkara terlarang / haram
Bende lucah, link cetak rompak, carutan, menggangu privasi, spam
2.Jangan membuli
Jaga kelakuan anda bersama pengguna lain
  1. Hadkan perbincangan kepada perkara pelajaran / berkaitan AJAR
Sebaiknya segala posting perlulah bertemakan pelajaran / berkongsi ilmu / persekolahan / kolej dan universiti / pendidikan diluar buku teks
  1. Memes boleh...Tapi jangan banyak sangat dan hadkan kepada pelajaran dan AJAR
Entahlah. Tengok apa jadi.
  1. Beramah mesra!
Gunakan bahasa yang baik dan anggap semua orang kawan
submitted by NDeath7 to Ajar_Malaysia [link] [comments]


2020.11.18 13:03 nudree Buzağıların Bakım ve Beslenmesi

Buzağıların Bakım ve Beslenmesi
Doğumdan hemen sonra buzağıların beslenmesi: İlk 1 saat içerisinde buzağının en az 2 litre ağız sütü (kolostrum) içtiğinden emin olunmalıdır. Buzağıya ilk 3 gün anne sütü (kolostrum) günde 4-5 defa ve günlük 4-5 litre olarak içirilmelidir.
Doğum gerçekleşir gerçekleşmez yavrunun nefes alıp almadığı kontrol edilmelidir.
Ağız ve burnundaki müköz (sümüksü) kalıntı temizlenmelidir. Gerekirse solunumu uyarmak üzere buzağı başı aşağı gelecek şekilde sallandırılmalı, baş bölgesine soğuk su uygulanmalı ve/veya dili birkaç kez hafifçe çekilip bırakılmalıdır.
* Göbek kordonu dipten kopmamış ise karnına en yakın kısımdan başlayarak kordon
aşağıya doğru sıvazlanmalı ve içindeki sıvı boşaltılmalıdır. Daha sonra içine tentürdiyot akıtılan göbek kordonu, karına 4-5 cm uzaklıktan antiseptiğe batırılmış bir iple bağlanmalı ve bağlanan noktanın 3-4 cm altından temiz bir makasla kesilmelidir.Doğum esnasında dipten kopmuş veya kesilen göbek kordonu bölgesine, üç gün boyunca günde iki kez tentürdiyot sürülmelidir.
*Doğumdan sonra inek yavrusunu yalayarak hem yavrunun kurumasına hem de dolaşımın hızlanmasına yardımcı olur. Eğer inek herhangi bir nedenle bu işi yapmıyor ise buzağının üzerine hafif tuz serpilerek yalaması teşvik edilmeli veya kuru bir bez veya yataklık sapla; buzağı iyice silinerek, kurutulmaya çalışılmalıdır.
*Normal bir buzağı doğumundan yarım saat sonra ayağa kalkar ve bir saat içerisinde annesini emmeye çalışır. Buzağı emmeden önce, anasının meme başları ve çevresi ılık sabunlu suyla yıkanıp, temiz bir bezle kurulanmalı ve hızla emzirmeye çalıştırılmalıdır.
*Eğer yavru annesini emerse ineğin sağımı sırasında devamlı yavrunun emmesini isteyeceğinden sağım zorlaşır ve verim düşüklüğü şekillenebilir. Ayrıca memeden emen yavrunun ne kadar Kolostrum/süt içtiği de bilinemez. Bu nedenle mümkünse buzağılara ağız sütü sağılarak, mutlaka vücut ısısında (38 ºC) soğutmadan verilmesi sağlanmalıdır.
*Doğuma yaklaşık beş hafta kala meme bezinde başlayan kolostrum salgılama, gebeliğin son iki haftasında maksimum seviye ulaşır. Buzağı doğduğunda ise aniden durur. Kolostrum, doğumla beraber memeden sağılan son derece komplike bir salgıdır.Kolostrum (ağız sütü), normal süte göre 2 katı kuru madde, 3 katı mineral ve 5 katı protein içerdiği gibi yüksek oranda; buzağının acil ihtiyacı olan vitaminler, enerji, büyüme faktörleri, hormonlar ve hastalıklardan korunmasına yardım eden bağışıklık maddelerine (IgG) sahiptir. Kaliteli kolostrum buzağı için tek sağlıklı yaşam iksiridir.
* İnekler, kolostrumunda sadece karşılaştığı hastalıklara karşı koruyucu maddeleri barındırırlar. Bu nedenle başka çiftliklerden gelenlerle işletmede ki genç inekler; işletmeye özgü muhtemel hastalık etmenlerine karşı yeterli miktarda antikor (IgG) oluşturamayabileceğinden, yeni doğan buzağılar ilk 24 saat boyunca olgun ineklerden (2 ve üzeri doğum yapmış) alınacak kaliteli kolostrumla (50g/lt ˂ IgG) beslenmelidir.
*Kıvamsız, akışkan ve açık renkli kolostrum antikor ve besin maddeleri yönünde fakir olacağı için yeni doğan yavruyu hastalıklardan yeterince korumayacaktır. Bu nedenle IgG yoğunluğu 50 mg/ml altında olan kolostrumlar buzağıya ilk 24 saate değil 2-4. günlerde gıda olarak verilmelidir.
Kolostrumun kalitesi ve/veya miktarı üzerine etki eden anaya bağlı faktörler ; -Hayvan refahı; strese maruz kalması, -Kuruda kalma süresi; Sağmal ineklerin kuruda yaklaşık 40 günden az veya 70 günden fazla kalması, -Mevsim; gebeliğin son döneminde özelikle de düvelerde IgG seviyesini % 20 oranında düşürmesine neden olan sıcaklık stresi, Kolostrum ne kadar koyu renkli ve yoğun-krema kıvamında ise o kadar kalitelidir. Ağız sütünün kalitesi gözle anlaşılabilir. Ancak işletmelerin kolostrumun kalitesini belirleyen kolostrometreye sahip olmasında fayda vardır. Bu amaçla ağız sütünün bağışıklık düzeyini belirlemede dansimetre veya Brix refraktometresi (%0-32) kullanılabilir. Brix değeri (yoğunluğu) % 22(50 mg/ml) veya oda ısısında dansimetre yoğunluğu 1050 ve üzeri kolostrumlar kaliteli olarak kabul edilmektedir. - Bakım ve besleme koşulları; havasız, karanlık, hareketsiz ve kirli ortamlar, açlık, yetersiz ve/veya dengesiz rasyonlar, başta selenyum ve E vitamini olmak üzere mineral ve vitamin yetersizlikleri, -Mastitis ve diğer hastalıklar; Klinik mastitis ve diğer birçok patojenik hastalık etkini, kolostrumun miktarını ve kalitesini olumsuz etkilediği gibi kolostrumla da yavruya geçmektedir. Ancak subklinik mastitis de kolostrumun IgG konsantrasyonu düşerken, üretim miktarı azalmaktadır. -Diğer faktörler; erken veya güç buzağılama, doğumdan önce sağılması veya memede sızıntı, ilk doğum veya aşırı yaşlılık, VKS 2,5 dan düşük veya 3,5 dan yüksek olmasıdır.
#buzagilarinbakimvebeslenmesi #canlihayvanpazari
submitted by nudree to u/nudree [link] [comments]


2020.11.17 11:24 burdurian HORT

Sınıfım NORMİlerle dolu! Bende onları trolledim. Size baştan anlatiyim. Buumır sınıf öğretmenimiz eşya odasına bişey almaya gitmişti. Bende tahtaya STONKS ADAM resmi yapıştırıp yanınada ÖrTmEn yazmaya karar verdim. İnş tutar diye geçirdim içimden. Önde oturanlardan biri “Hoca gelicek salak napıyosun?” diye bağırmaya başlayınca “Anneni” dedim ve hemen arkasından “destırakşın 100” diyede eklemeyi unutmadım. Gülmekten karnıma sancılar girmiş bildiğin yerde kıvranıyorum, sınıftaki normiler anlamıyo tabi yaptığım komik göndermeyi. Sonra yanımda telefonunu kurcalayan bi kız görünce ne yapıyo bakiyim dedim. Bi baktım instagramda burdurlandtan çalınmış memlere bakıyo. “İNSTANORMİYİ BULDUM!! REDİT KULLAN SENİ KIRİNÇ NORMİİİİİİİİİİ” diye bağırmaya başladım buna. Kimsede meme kültürü falan yok belliki, bana mal mal baktılar. Kızın şaşkınlığı geçince bana “Ne diyosun be sananeki istediğimi kullanırım” dedi. Bende bi porçay göndermesiyle cevap verdim. “SİKTİRGİT (porçay göndermesi geliyo) AMINA KODUMUN EVLADI”. Sınıftakiler bana bağırmaya ve gerizekalı demeye başladı çünkü memleri bilmiyolardı. Buumır sınıf öğretmenimiz geri geldi ve STONKS ADAMı görünce şunlar oldu. Hiçikmse: Öğretmen: Kim yaptı bunu? Bne: Erkan. Öğretmen: Erkan kim? Bunu duyunca ben sjsjsjsjsjsjsj ve xdxdxdxdxd şeklinde kahkahalar atmaya başladım (sj ve xd gülmeyi ifade eder, tüm redditçilerin bildiği gibi sadece kırinç normiler gülmek için o kanser emojileri kullanır). Sınıf öğretmenimiz hakkaten tam kırinç bi buumırdı, olup bitenden hiçbişey anlamamıştı. Bunun üstüne öğretmen bütün sınıfa öğleden sonra ceza verdi. Yanımdakine dönüp “dis lidıl manevra iz gana kost as öğleden sonrası” dedim. Herkes bana kızgındı. Yaptığım şeyin destansılığını göremiyolardı. Keşke daha çok insanın meme kültüründen haberi olsaydı. Bayaa kızmışlar heralde okuldan sonra herkes bana küfredip otistik diyodu. PANİK. Ama planımı yapmıştım bile. KALM. Onlara dark hümor yapıp gönüllerini alıcaktım. Yanımdakine döndüm ve “u/aynenconvaynen goin dark” deyip bahçedeki kız grubunun arasına daldım. Önce bi öksürüp boğazımı temizledikten sonra tüm grubun duyabileceği şekilde “Allah yok din yalan” dedim. Aptal feminaziler (yine bi porçay göndermesi) onlara tecavüz falan ediceğimi düşünmüş olmalılar benden uzaklaşmaya başladılar. Hemen ardından yahudi arkadaşıma sabun kullanırken kendisini kötü hissedip hissetmediğini sordum. Bana sanki onları sabun yapan hilter deyilde benmişim gibi baktı (tarih bilginiz yoksa söyliyim hiltler yahudileri yakan komk bıyıklı adam). Belliki arkadaşıma mizahım çok dark gelmişti. Dark hümordan anlayan birini bulaMEDİC dedim kendi kendime. Şimdi rasladığım insanlara “porçay porçay porçaaaay” diye sesleniyorum belki meme kültürü olan birisi çıkar diye ama galba çevremde kültürlü tek insan benim.
submitted by burdurian to KGBTR [link] [comments]


2020.11.16 20:28 NicksizHesap Normie😒 sınıfıma😄 destansı troll yaptım😎😎

Sınıfım NORMİlerle dolu! Bende onları trolledim. Size baştan anlatiyim. Buumır sınıf öğretmenimiz eşya odasına bişey almaya gitmişti. Bende tahtaya STONKS ADAM resmi yapıştırıp yanınada ÖrTmEn yazmaya karar verdim. İnş tutar diye geçirdim içimden. Önde oturanlardan biri “Hoca gelicek salak napıyosun?” diye bağırmaya başlayınca “Anneni” dedim ve hemen arkasından “destırakşın 100” diyede eklemeyi unutmadım. Gülmekten karnıma sancılar girmiş bildiğin yerde kıvranıyorum, sınıftaki normiler anlamıyo tabi yaptığım komik göndermeyi. Sonra yanımda telefonunu kurcalayan bi kız görünce ne yapıyo bakiyim dedim. Bi baktım instagramda burdurlandtan çalınmış memlere bakıyo. “İNSTANORMİYİ BULDUM!! REDİT KULLAN SENİ KIRİNÇ NORMİİİİİİİİİİ” diye bağırmaya başladım buna. Kimsede meme kültürü falan yok belliki, bana mal mal baktılar. Kızın şaşkınlığı geçince bana “Ne diyosun be sananeki istediğimi kullanırım” dedi. Bende bi porçay göndermesiyle cevap verdim. “SİKTİRGİT (porçay göndermesi geliyo) AMINA KODUMUN EVLADI”. Sınıftakiler bana bağırmaya ve gerizekalı demeye başladı çünkü memleri bilmiyolardı. Buumır sınıf öğretmenimiz geri geldi ve STONKS ADAMı görünce şunlar oldu. Hiçikmse: Öğretmen: Kim yaptı bunu? Bne: Erkan. Öğretmen: Erkan kim? Bunu duyunca ben sjsjsjsjsjsjsj ve xdxdxdxdxd şeklinde kahkahalar atmaya başladım (sj ve xd gülmeyi ifade eder, tüm redditçilerin bildiği gibi sadece kırinç normiler gülmek için o kanser emojileri kullanır). Sınıf öğretmenimiz hakkaten tam kırinç bi buumırdı, olup bitenden hiçbişey anlamamıştı. Bunun üstüne öğretmen bütün sınıfa öğleden sonra ceza verdi. Yanımdakine dönüp “dis lidıl manevra iz gana kost as öğleden sonrası” dedim. Herkes bana kızgındı. Yaptığım şeyin destansılığını göremiyolardı. Keşke daha çok insanın meme kültüründen haberi olsaydı. Bayaa kızmışlar heralde okuldan sonra herkes bana küfredip otistik diyodu. PANİK. Ama planımı yapmıştım bile. KALM. Onlara dark hümor yapıp gönüllerini alıcaktım. Yanımdakine döndüm ve “u/aynenconvaynen goin dark” deyip bahçedeki kız grubunun arasına daldım. Önce bi öksürüp boğazımı temizledikten sonra tüm grubun duyabileceği şekilde “Allah yok din yalan” dedim. Aptal feminaziler (yine bi porçay göndermesi) onlara tecavüz falan ediceğimi düşünmüş olmalılar benden uzaklaşmaya başladılar. Hemen ardından yahudi arkadaşıma sabun kullanırken kendisini kötü hissedip hissetmediğini sordum. Bana sanki onları sabun yapan hilter deyilde benmişim gibi baktı (tarih bilginiz yoksa söyliyim hiltler yahudileri yakan komk bıyıklı adam). Belliki arkadaşıma mizahım çok dark gelmişti. Dark hümordan anlayan birini bulaMEDİC dedim kendi kendime. Şimdi rasladığım insanlara “porçay porçay porçaaaay” diye sesleniyorum belki meme kültürü olan birisi çıkar diye ama galba çevremde kültürlü tek insan benim.
submitted by NicksizHesap to KGBTR [link] [comments]


2020.11.08 18:23 ozgurodenizo Gerizekalı Listesi

1- Hümanistler

2- Liberaller

3- Home of seksüelliği savunanlar

4- Türk hariç etnik kökenlere saygı duyanlar

5- Serbest piyasayı savunanlar

6- Süpyancılar

7- Anime izleyenler

8- Dine inananlar(Spagetti canavarı hariç)

9- Amsalaklar

10- Discordda 7/24 lol oynayanlar

11- Lol oynayanlar

12- Fiziksel sporları takip edip takım tutanlar (Denizli sporu hariç)

13- Facebookta siyaset yapanlar

14- Rap dinleyenler

15- Mutlu olanlar

16- Amsalak olup olmadığını iddia edenler

17- Suratının yarısını paylaşan feminen varlıklar

18- Atatürk ve enver paşa düşmanları

19- Sigara ve alkole laf edenler

20- İstanbul türkçesi dışında konuşulan şivelere gülenler

21- Mesaja anında cevap verenler

22- Özenti orospu evlatları

23- Kekemeler

24- Filme diziye özenip türkçesini değiştirenler

25- Kükürtlerin kültürü olduğunu savunanlar

26- Irkçılar

27- Home of fobikler

28- Depresif orospu evlatları

29- İsmi kuranda geçenler

30- Kuran kursunda smackdown oynayanlar

31- ALĞDSKGPOĞASLGPĞASLGP

32- Alkol şişelerini sosyal medyada paylaşanlar

33- Sigara fotoğrafı paylaşanlar

34- 184ten uzun olanlar

35- Gözleri yuvarlak olanlar (ermeni gözü)

36- Asyalı kadınları çekici bulanlar

37- Pale ten rengi sevenler

38- İsmi 3 harfli olanlar

39- Soy adı fiil olanlar

40- İnternette fake isim kullananlar

41- Bakir olmayanlar

42- 2. dünya savaşındaki herhangi bir lideri iyi bir lider zannedenler

43- Nasyonel sosyalistleri ''ya abi onlar olmasaydı tıp gelişmezdi bu kadar gelişmiş olmazdık dünyayı 100 yıl ileri taşıdılar ya'' diye savunanlar

44- Japonca öğrenmeye başlayanlar

45- Kilolu insanlar

46- Zayıf insanlar

47- Kilosuyla kafayı bozup kalori sayan insanlar

48- Aşkenaziler

49- Müslümanlar

50- Eşitliğe inananlar

51- Herkese saygı duyulması gerektiğini düşünenler

52- Trap dinleyenler

53- Rap dinleyenler

54- Zencilerin yaptığı tek müzik türünü hiphop zannedip hayaında 1 kere bile blues dinlemeyen insanlar

55- Esmer sevmeyenler

56- 3 ismi olanlar

57- İnanç özgürlüğüne saygı duyanlar

58- Kendini aptal olarak görenler

59- Fazla rekabetçi olan insanlar

60- Yunan mitolojisine ilgi duyanlar

61- Facebook yorumlarında bir tartışma sırasında gördüğü cümleyi hayatının merkezine koyan insanlar

62- Anlamadığı kitaplardan alıntı yapanlar

63- Profilinde anime fotoğrafı olanlar

64- Asyalıların dünyanın en dejenere toplumu olduğunu kabul etmeyenler

65- Türklerin iyi bir devleti/kültürü olduğunu düşünenler

66- Sokratesi okuyup anladığını iddia eden ama sokrates denilen yavşağın hiç anlaşılacak bir şey söylemediğini bilmeyen insanlar

67- Freuddan alıntı yapanlar

68- Zerdüştün ilk 3 sayfasını okuyup nihilist takılanlar

69- ALSDMKGJMLKASGJMLŞKASGASLKGASĞG

70- Antidepresan kullananlar

71- Kendi kendine psikiyatrik/psikolojik teşhis koyanlar

72- Facebooktan sevgili bulanlar

73- Fotoğrafları editlemeye uğraşıp komikli görseller yapmaya çalışanlar

74- Komik olmayan insanlar

75- Japon oyunu oynayan insanlar

76- Amerikalıların en iyi kültüre/devlete sahip olmadığını düşünen insanlar

77- Türkiyede yaşamanın çoğu ülkeden daha iyi olduğunu bilmeyenler

78- İngilizce bilmeyenler

79- Biseksüeller

80- Yemek yapmayı bilmeyenler

81- Arabada müziği son ses açanlar

82- Rock müzik sevmeyenler

83- Klasik müzik dinlemeyenler

84- Hayatında hiç tiyatroya gitmemiş insanlar(okuldakiler sayılmaz)

85- Sosyal medyada ironik olmayarak ağlayan lucifer portresini paylaşanlaprofil/kapak fotoğrafı yapanlar

86- Avrupalıların asyalılardan büyük sikinin olduğunu düşünenler

87- Siyahilerin genetik olarak diğer etnik kökenlerden daha gelişmiş olduğunu kabul etmeyenler

88- Sanat filmi izleyenler

89- Fransız filmi izleyenler

90- İspanyol filmi izleyenler

91- 2000 yılından önce çıkmış herhangi bir şeyi sevenler (müzik hariç)

92- İngilizlerin dünyayı daha güzel bir yer yaptığını kabul etmeyenler

93- İngilizler olmasaydı şu an dinlediği müziklerin yüzde 90ının var olmayacağını bilmeyenler

94- Amerikalıların en aptal millet olduğunu bilmeyenler

95- Kadınlara saygı duyanlar

96- Cinsel yönelimini kişiliğinin merkezi belirleyen kişiliksiz yüzeysel insanlar

97- Facebook biosuna komik şeyler yazanlar

98- Pronounlara takılanlar

99- Şişkoseverler

100- Buraya kadar okuyanlar

101- Hırsızlık yapanlar

102- Irkıyla övünenler

103- Tembel insanlar

104- Kıvırcık saçlılar

105- Uzun saçlı erkekler

106- Çirkin translar

107- Çirkin insanlar

108- Çirkin olduğunu anlamayıp sosyal medyaya fotoğraf atanlar

109- Lolü kötü oynayanlar

110- Türk ismi olanlar

111- Liya/Miya/Mirel/Maya gibi yeni nesil ismi olanlar

112- Okulda en arkaya oturanlar

113- 1 kere bile kavga etmemiş insanlar

114- Mbti testini bilimsel zannedenler

115- Günde 6 saat ders çalışanlar

116- Astım olanlar

117- Yaz çocukları

118- Yaz sevenler

119- Aşık olanlar

120- Siki kalkanlar

121- Büyük meme sevmeyenler

122- Küçük memeliler

123- Kıl sevenler

124- Ayak fetişistleri

125- Bir insanı fetişlerine göre yargılayanlar

126- Annesini babasını öldürme planı yapanlar

127- Anime izlerken ağlayanlar

128- Rüya görmeyenler

129- Kahve sevmeyenler

130- Çay içenler

131- Kola içenler

132- Ice tea içenler

133- Ülker çikolatalı gofret sevenler

134- Düzenli kitap okumayanlar

135- İsmi mehmet olanlar

136- Militaristler

137- How I met your mother ve Friends sevenler

138- Nirvana sevmeyenler

139- Uyuşturucuyu rapçilerden öğrenenler

140- Batman sevenler

141- Superman sevmeyenler

142- Dcnin iyi film yaptığını savunanlar

143- Marvel filmlerinin iyi olduğunu savunanlar

144- Marvel filmlerindeki aktöaktrislerin iyi aktöaktris olduğunu düşünenler (RDJ hariç belki)

145- Seri katillerle alakalı videolar izleyenler

146- Komplo teorilerine inananlar

147- Thom Yorke'un geleceği gördüğüne inanmayanlar

148- AC/DC sevenler

149- ASMR dinleyenler

150- Lilia oynayanlar

151- OTPler

152- Trendyol linki paylaşanlar

153- Twitch izleyenler

154- Vtuber izleyenler

155- Komünist bir aktivistle aynı ismi paylaşanlar

156- Soy adı koç olanlar

157- Soy adında Türklükle alakalı bir şeyler geçenler

158- Annesi üzülmesin diye intihar etmeyenler grubunda takılanlar

159- İstanbulda yaşayanlar

160- Ege bölgesinde yaşanlar

161- Karadenizde yaşayanlar

162- Burnu büyük olanlar

163- En az 3 dil bilmeyenler

164- Lolde 1800lp altı kasanlar

165- Lolde ban yemeyenler

166- Metin2 oynayanlar

167- Bir şey yapacağım diyip yapmayanlar

168- İsmi s ile başlayanlar

169- İsmini sevmeyenler

170- Flashı f de kullananlar

171- Msnde yılmazı silmeyenler

172- Netflix kullanmayanlar

173- Iphone kullananlar

174- Youtuberların yaptığı şarkıları dinleyenler

175- FPS oyunu oynayanlar

176- Türkanime kullananlar

177- Hentai izleyenler

178- Kendinden küçük insanlara ilgi duyanlar

179- Parayı hayatının merkezi yapmayan insanlar

180- Evlenip mutlu mesut yaşayacağına inananlar

181- İsmi Murat olanlar

182- İsmi Umut olanlar

183- Yu-gi-oh sevenler

184- Persona oynayanlar

185- Persona 5 sevmeyenler

186- Dark Souls sevenler

187- Death Grips dinleyenler

188- Piercing yapanlar

189- Mecha izleyenler

190- Anime kızı kapıştıranlar

191- FFXV yükleme ekranını izleyenler

192- Gacha oyunları oynayanlar

193- Soy adı Kılıç olanlar

194- Dostoyevski sevenler

195- İsmi Tolga olanlar

196- Dedesinin ismi Hayrullah olmayanlar

197- Ailesinden nefret edenler

198- Çocukken sokakta bir sincap görüp o sincapı sapanla vurup öldürtükten sonra hiçbir şey hissetmediğini farkedip ''acaba bir insanı öldürsem de hala hiçbir şey hissetmemeye devam eder miyim'' diye içinden geçirmiş olan insanlar

199- Popculture referanslarını anlamayanlar

200- Tarantinonun iyi film yapmasının tek sebebinin ayak fetişisti ve çirkin olması olduğunu bilmeyenler

201- Community izlemeyenler

202- Sembolizmi önemli bir şey sananlar

203- İnsanların annesine durup dururken küfür edenler

204- Brad Pitt'i yakışıklı bulmayanlar

205- Barbara Palvin'e 100 üzerinden 50+ verenler

206- Sevgili yaptıktan sonra arkadaşları ile konuşmayı bırakanlar

207- Kendinden nefret edenler

208- 165ten kısa olanlar

209- İsmi Muhammed olanlar

210- Annesi babası olanlar

211- Yetimler

212- Amputeler

213- Gülüşü çirkin olanlar

214- Unisex ismi olanlar

215- Türk olanlar

216- İlkokul/ortaokul/lise/üniversite mezunu olanlar

217- Meslek sahibi olanlar

218- Türklerin yemeklerinin aslında arap yemeği olduğunu bilmeyenler

219- Lahmacun sevmeyenler

220- Deniz ürünleri sevmeyenler

221- Küçük asya mutfaklarını sevenler (Tayland/Tayvan/Hindistan)

222- Eti çok pişmiş sevenler

223- Light kola içenler

224- Fanta/Yedigün sevenler

225- Kadınlara ilgi duyanlar

226- Parasocial ilişkileri olanlar

227- Çin markası telefon kullananlar

228- En az 1 kere kuran okumuş olanlar

229- Minecraft oynayanlar

230- Türkçe youtube kanalı takip edenler

231- Barış Özcan takip edenler

232- Hayatında en az 1 kere Ruhi Çenet izlemiş olanlar

233- 81 ilin en az 1inde doğmuş olmak

234- Hajime No Ippo izlemiş olanlar

235- Sokra-Desu sayfasını takip edenler

236- İsmi Volkan Nuri Binici olanlar

237- Opera browser kullananlar

238- En az bir Discord sunucusunda moderatör olanlar

239- Yüzünü yıkayanlar

240- İşeyenler

241- Bardaktan su içenler

242- Makarnayı yoğurtla yiyenler

243- Salata yiyenler

244- İsmi Elif olanlar

245- Aşık Veysel sevenler

246- Polisiye sevenler

247- Fringe sevmeyenler

248- Türk dizisi izleyenler

249- Yabancı dizi seyredenler

250- K-pop dinleyenler

251- J-pop dinleyenler

252- Anime ostsi dinleyenler

253- Naruto izleyenler

254- Saçını boyayanlar

255- Manga okuyanlar

256- Saçını kestirenler

257- Saçını uzatanlar

258- Karpuz sevenler

259- Kavun sevenler

260- Pazara gidenler

261- Bim'den alışveriş yapanlar

262- A101'den alışveriş yapanlar

263- Çiçek yetiştirenler

264- Köyde yaşayanlar

265- Evcil hayvanı olanlar

266- Pantolon giyenler

267- Slip külot giyenler

268- Kaslı olanlar

269- Şişmanlar

270- Discord'da ekran paylaşanlar

271- Omegle kullananlar

272- Nude isteyenler

273- Süslümanlar

274- Akp düşmanları

275- Intel işlemci kullananlar

276- AMD işlemci kullananlar

277- Ekran kartı olanlar

278- Ram kullananlar

279- Ruj sürenler

280- Apolitikler

281- Y kuşağı

282- Z kuşağı

283- Dokunmatik telefon kullananlar

284- Ders çalışanlar

285- Tuşlu telefon kullananlar

286- Hayatında en az 1 kere dershaneye gitmiş olanlar

287- Event isteyenler

288- Control+c, Control+v yapanlar

289- Geri zekalı listesi yapanlar

290- Atatürk'ü sevenler

291- Tayyip'i sevmeyenler

292- Facebook sayfası olanlar

293- Berak Albayrak'ın kötü bir ekonomist olduğunu düşünenler

294- Türk lirası harcayanlar

295- Hayatında en az 1 kere istiklal marşı okumuş olanlar

296- Şafak sönmeyeceği için korkmayanlar

297- Kemal Sunal'ı komik bulanlar

298- Tencere yemeği yiyenler

299- Televizyonu olanlar

300- Babasının sakalı olanlar

301- Bıyık bırakanlar

302- Sakalını kesenler

303- Sakalını kesmeye üşenenler

304- Discord'a gelen ouz

305- Discord'da mikrofonu kapalı olanlar

306- İronik olmayarak emoji kullananlar

307- İronik olarak emoji kullananlar

308- WhatsApp kullananlar

309- Biz diyenler

310- King diyenler

311- Yok mu diyenler

312- Var mı diyenler

313- O ses Türkiye izleyenler

314- Survivor takip edenler

315- Magazin takip edenler

316- Twitter kullananlar

317- Ekşi sözlük kullananlar

318- 208. maddeye ayıp oluyor diyenler

319- 319 Kilodan az olanlar

320- Muz sevenler

321- Baklava sevenler

322- İyi Türkler de var diyenler

323- Köpekler kedilerden iyi diyenler

324- Kedi videosu izleyenler

325- Kedi videosu paylaşanlar

326- Ermeniler

327- İsmi 3 harfli olan ermeniler

328- 325ten 327ye atlayanlar

329- Lazlar

330- Profil fotoğrafı olanlar

331- Sakaryada yaşayanlar

332- Ece'yi rüyasında görenler

333- Ömer'e gülenler

334- 2 yıldır para biriktirip bilgisayar alamayanlar

335- Bilgisayarı minecraft oynarken kapananlar

336- Faturacıda çalışanlar

337- Fatura ödeyenler

338- Fatura öderken kuş sevenler

339- Andımızı ezbere bilenler

340- İsmi İrem olanlar

341- Soy adı Duman olanlar

342- Alarm kuranlar

343- Uyuyanlar

344- Uyananlar

345- Uyumakla ilgili depresif cümleler kuranlar

346- Kör olanlar

347- Köri sosu sevenler

348- Franchise yemek yiyenler

349- Acı çekenler

350- Şefim 349 çok acı çekmiş

351- Annesini sevmeyenler

352- Babasını dövmeyenler

353- Nişantaşı'ndan burs alamayanlar

354- Soy adı kılıç olanlar

355- Benim adım ''....'' diye başlayıp adını söyleyenler

356- Soy adı Giovanna olanlar

367- Jojo izleyenler

368- Aynı maddeyi 3 kere yazanlar

369- Soy adı Akyüz olanlar

370- Kanser çocuklar

371- Translar

372- Femboylar

373- Benim suy adımı bilmeyenler

374- Furryler

375- Azgınlar

376- Azgın olmayanlar

377- Soy adında Gün olanlar

378- Soy adında Ay olanlar

379- Abi diyenler

380- Bu ne diyenler

381- Abi bu ne diyenler

382- WTF yazanlar

383- BTW yazanlar

384- BGYliler

385- Benimle arkadaş olanlar

386- Hemşireler

387- Hemşeriler

388- Ensest sevmeyenler

389- Cennet mahallesi izleyenler

390- Kelime daramcığı dar olanlar

391- Öğretmenler

392- Ateistler

393- Deistler

394- Maymun paylaşanlar

395- Smackdown izleyenler

396- Jeff Hardy sevmeyenler

397- Kürt Ahmet'i sevmeyenler

398- İsmi Aybars olanlar

399- Hukuk okuyanlar

400- İsmi Nisa olanlar

401- Nisa suresi 36. ayeti okuyup hala müslüman olanlar

402- İsmi a ile başlayanlar

403- İsmi b ile başlayanlar

404- İsmi c ile başlayanlar

405- İsmi ç ile başlayanlar

406- İsmi d ile başlayanlar

407- İsmi e ile başlayanlar

408- İsmi f ile başlayanlar

409- İsmi g ile başlayanlar

410- İsmi ğ ile başlayanlar

411- İsmi h ile başlayanlar

412- İsmi ı ile başlayanlar

413- İsmi i ile başlayanlar

414- İsmi j ile başlayanlar

416- İsmi k ile başlayanlar

417- İsmi l ile başlayanlar

418- İsmi m ile başlayanlar

419- İsmi n ile başlayanlar

420- İsmi o ile başlayanlar

421- İsmi ö ile başlayanlar

422- İsmi p ile başlayanlar

423- İsmi r ile başlayanlar

424- İsmi s ile başlayanlar

425- İsmi ş ile başlayanlar

426- İsmi t ile başlayanlar

427- İsmi u ile başlayanlar

428- İsmi ü ile başlayanlar

429- İsmi v ile başlayanlar

430- İsmi y ile başlayanlar

431- İsmi z ile başlayanlar

432- İsmi q ile başlayanlar

433- İsmi x ile başlayanlar

434- İsmi w ile başlayanlar

435- İsmi lamelifle başlayanlar

436- Sübhanekeyi bilmeyenler

437- Sübhanekeyi bilenler

438- TFT oynayanlar

439- Antivirüs programı kullananlar

440- Karbon bazlı canlılar

441- Protein tüketenler

442- Vücudunun yüzde 75i su olanlar

443- Bu listeye yardım edenler

444- Ergenken sivilceli olanlar

445- 20 yaş üstündekiler

446- 19 yaş altındakiler

447- Pedofili olmayanlar

448- İsmi Sena olanlar

449- Fifa oynayanlar

450- Buraya kadar okuyanlar

451- Yumurta yiyenler

452- Sebze yiyenler

453- İntihar edenler

454- Mehmet Pişkin

455- İsmi Mehmet olanlar

456- Chpye oy verenler

457- Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde %0.27 oy alanlar

458- Hemen seçimden önce doğalgaz rezervi bulmayanlar

459- Cumhurbaşkanı olmayanlar

460- Almancılar

461- Almanlar

462- 1 yaşında olanlar

463- Amdan çıkanlar

464- İstanbul sözleşmesini destekleyenler

465- Karısını dövmeyenler

466- Kız kardeşine tecavüz etmeyenler

467- Rana'yı haksız bulanlar

468- Vur ipneyi kafasından vur

469- PUBG oynayanlar

470- PUBG mobil oynayanlar

471- Telefonunun bataryası olanlar

472- Doğumda ölen bebekler

473- Anayasa yazanlar

474- Kan şekeri düşenler

475- Swinger partisine katılmayanlar

476- Müzik dinleyenler

477- Arkadaşlarından yardım isteyenler

478- Arkadaşları olanlar

479- Sosyal olanlar

480- Asosyal olanlar

481- 3 boyutlu varlıklar

482- Allah

483- Ülkesine servis yapanlar

484- Amerikan filmi izleyenler

485- Çayı sütsüz içenler

486- Kaçak çay içenler

487- Çenobilde ölenler

488- Oy kullananlar

489- Maske takanlar

490- Corona olanlar

491- Heteroseksüeller

492- Sağlık görevlileri

493- Erken boşalanlar

494- Uykusunda boşalanlar

495- Beşiktaşlılar

496- Bilgisayarı ısınanlar

497- Klavye kullananlar

498- Yazım kurallarına uymayanlar

499- İnterneti kötü olanlar

500- Ayasofya'da namaz kılmayanlar

501- Osmanlıyı sevmeyenler

502- Felsefe okuyanlar

503- GTA oynayanlar

504- Migreni olanlar

505- I'm going back to 505

If it's a seven hour flight or a forty-five minute drive

In my imagination you're waiting, lying on your side

With your hands between your thighs

Stop and wait a sec

Oh, when you look at me like that, my darling

What did you expect?

I probably still adore you with your hands around my neck

Or I did last time I checked

Not shy of a spark

A knife twists at the thought that I should fall short of the mark

Frightened by the bite though it's no harsher than the bark

Middle of adventure, such a perfect place to start

I'm going back to 505

If it's a seven hour flight or a forty-five minute drive

In my imagination you're waiting, lying on your side

With your hands between your thighs

But I crumble completely when you cry

It seems like once again you've had to greet me with goodbye

I'm always just about to go and spoil a surprise

Take my hands off of your eyes too soon

I'm going back to 505

If it's a seven hour flight or a forty-five minute drive

In my imagination you're waiting, lying on your side

With your hands between your thighs and a smile!

506- Döner sevenler

507- İskender sevenler

508- Daft Punk sevmeyenler

509- Boş kelimesini çok kullananlar

510- Valorant oynayanlar

511- Discord'da lol gelcek var mı abi diyenler

512- Memelerin seksi bir şey olmadığını iddia edenler

513- Görüldü atanlar

514- İsmi Mert olanlar

515- İsmi Gürdal Adar olanlar

516- Siyahi'ler

517- Bir anda konuşmayı kesenler

518- Bipolar olanlar

519- Messenger grubu olan

520- Babaannesine en az 1 kere şiddet göstermemiş insanlar

521- Bağırsakları ağrıyanlar

522- Soy adı anime olanlar

523- INTJ olanlar

524- Pornhub hariç sitelerden porno izleyenler

525- Rüyasında tecavüze uğrayanlar

526- Skyrim oynamış olanlar

527- MGS sevenler

528- Kojima sevenler

529- PES'i Fifa'dan iyi bulanlar

530- Japonları sevenler

531- Burçlara inanmayanlar

532- Uzaya araba gönderenler

533- Cennetten arsa almayanlar

534- Cennetten çiçek toplamayanlar

535- İsmi ''Ulan''a benzeyenler

536- Pewdiepie izleyenler

537- En az bir kere yarrak yalamak istememişler

538- Patlıcanlı et yemeği dinleyenler

539- 1den fazla sevgilisi olmuş olanlar

540- En az 1 kere doktora gitmiş olanlar

541- Saksafon sevenler

542- Shrek ile alakalı en az 1 cinsel rüyası olmayanlar

543- Yalancılar

544- Erkekler

545- İsmi Atalay olanlar

546- 31 çekenler

547- Pokemon sevmeyenler

548- Polisten nefret etmeyenler

549- Tarkan'ın gay olmadığını düşünenler

550- Can Yaman'ı çekici bulanlar

551- Taner Tolga Tarlacı'ya gülenler

552- Atatürk'ün ilkelerini ezbere bilenler

553- Doları takip edenler

554- Otistik erkekler

555- Orhan Pamuk okumayanlar

556- Japon tarihine ilgi duyanlar

557- Midem bulanmaya başladı

558- Kan şekerim düşüyor

559- Başım ağrıyor

560- Risk Of Rain 2de huntress oynayanlar

561- Koyun tüccarları

562- 9 yaşında kızla evlenen peygamberler

563- Hira mağrasına giden araplar

564- Elindeki toprağı kuşa çevirenler

565- Gölü şaraba çevirenler

566- Kuyuya atılanlar

567- Spiderman sevmeyenler

568- Melisa isimliler

569- İsmi e ile başlayanlar

570- Japonca 3 kelime bilenler

571- Yılında doğanlar

572- Romatizması olmayanlar

573- Buraya kadar okuduysan gerçekten sorunları var

574- Dezenfektan kullananlar

575- Smackdown izleyip Cmpunk sevmeyenler

576- En az bir kere güreşmemişler

577- Home of sexuallar

578- Akdenizde yaşayanlar

579- Kuzey ve Güney izlemeyenler

580- Aşk-ı memnu izlemeyenler

581- The Office en iyi sitcom diyenler

582- Rick and Morty izleyenler

583- Reçel Tarçın Ersoğan sevmeyenler

584- İsmi İsmet olanlar

585- İnstagram kullananlar

586- Atak helikopteri esprisi yapanlar

587- Feminizmi kötü bir şey sananlar

588- Afrikalı'lara üzülmeyenler

589- Dersim bombalanmasını doğru bulanlar

590- İsmi çince olanlar

591- Spotify kullanmayanlar

592- Youtube Music kullananlar

593- İsmi Merve olanlar

594- Bu listede 10 tane kendi özelliğini görenler

595- İsmi fake olanlar

596- Boynuma kramp girdi

597- Gerçekten bu kadar uzun bir şey yazmak ne kadar mantıklı acaba

598- 1 yaşında öldürüldüm vsvs

599- 2012den önce 10 yaşına girenler

600- 23 şubatın önemini bilmeyenler

601- 602. maddeyi okuyanlar

602- 601. maddeyi okuyanlar

603- Ankara'da yaşayanlar

604- The Bomboks sevmeyenler

605- Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak

609- Fiziksel formumu geride bırakıyorum

610- Muhammed bu yılda mıı ölmüştü

611- Allahümme vebihamdik

612- Its john cena

613- Scoby Doo sevmeyenler

614- Allah'a inananlar

615- Lol oynamayanlar

616- Jojo izleyip gay olmadığını iddia edenler

617- İnternet gittiğinde uyuyanlar

618- Lucifer'ın yeni sezonunu izleyenler

619- Buyaka buyaka 619 buyaka buyaka rey misteryio
submitted by ozgurodenizo to Aboland [link] [comments]


2020.11.04 12:49 nudree Buzağıların Bakım ve Beslenmesi

Buzağıların Bakım ve Beslenmesi
Buzağıların Bakım ve Beslenmesi
https://preview.redd.it/7fi64o8lo7x51.jpg?width=731&format=pjpg&auto=webp&s=6f7d2c83f84a6b8c0c5609af9dea02b6b314aa96
Doğumdan hemen sonra buzağıların beslenmesi: İlk 1 saat içerisinde buzağının en az 2 litre ağız sütü (kolostrum) içtiğinden emin olunmalıdır. Buzağıya ilk 3 gün anne sütü (kolostrum) günde 4-5 defa ve günlük 4-5 litre olarak içirilmelidir.
Doğum gerçekleşir gerçekleşmez yavrunun nefes alıp almadığı kontrol edilmelidir.
Ağız ve burnundaki müköz (sümüksü) kalıntı temizlenmelidir. Gerekirse solunumu uyarmak üzere buzağı başı aşağı gelecek şekilde sallandırılmalı, baş bölgesine soğuk su uygulanmalı ve/veya dili birkaç kez hafifçe çekilip bırakılmalıdır.
* Göbek kordonu dipten kopmamış ise karnına en yakın kısımdan başlayarak kordon
aşağıya doğru sıvazlanmalı ve içindeki sıvı boşaltılmalıdır. Daha sonra içine tentürdiyot akıtılan göbek kordonu, karına 4-5 cm uzaklıktan antiseptiğe batırılmış bir iple bağlanmalı ve bağlanan noktanın 3-4 cm altından temiz bir makasla kesilmelidir.Doğum esnasında dipten kopmuş veya kesilen göbek kordonu bölgesine, üç gün boyunca günde iki kez tentürdiyot sürülmelidir.
*Doğumdan sonra inek yavrusunu yalayarak hem yavrunun kurumasına hem de dolaşımın hızlanmasına yardımcı olur. Eğer inek herhangi bir nedenle bu işi yapmıyor ise buzağının üzerine hafif tuz serpilerek yalaması teşvik edilmeli veya kuru bir bez veya yataklık sapla; buzağı iyice silinerek, kurutulmaya çalışılmalıdır.
*Normal bir buzağı doğumundan yarım saat sonra ayağa kalkar ve bir saat içerisinde annesini emmeye çalışır. Buzağı emmeden önce, anasının meme başları ve çevresi ılık sabunlu suyla yıkanıp, temiz bir bezle kurulanmalı ve hızla emzirmeye çalıştırılmalıdır.
*Eğer yavru annesini emerse ineğin sağımı sırasında devamlı yavrunun emmesini isteyeceğinden sağım zorlaşır ve verim düşüklüğü şekillenebilir. Ayrıca memeden emen yavrunun ne kadar Kolostrum/süt içtiği de bilinemez. Bu nedenle mümkünse buzağılara ağız sütü sağılarak, mutlaka vücut ısısında (38 ºC) soğutmadan verilmesi sağlanmalıdır.
*Doğuma yaklaşık beş hafta kala meme bezinde başlayan kolostrum salgılama, gebeliğin son iki haftasında maksimum seviye ulaşır. Buzağı doğduğunda ise aniden durur. Kolostrum, doğumla beraber memeden sağılan son derece komplike bir salgıdır.Kolostrum (ağız sütü), normal süte göre 2 katı kuru madde, 3 katı mineral ve 5 katı protein içerdiği gibi yüksek oranda; buzağının acil ihtiyacı olan vitaminler, enerji, büyüme faktörleri, hormonlar ve hastalıklardan korunmasına yardım eden bağışıklık maddelerine (IgG) sahiptir. Kaliteli kolostrum buzağı için tek sağlıklı yaşam iksiridir.
* İnekler, kolostrumunda sadece karşılaştığı hastalıklara karşı koruyucu maddeleri barındırırlar. Bu nedenle başka çiftliklerden gelenlerle işletmede ki genç inekler; işletmeye özgü muhtemel hastalık etmenlerine karşı yeterli miktarda antikor (IgG) oluşturamayabileceğinden, yeni doğan buzağılar ilk 24 saat boyunca olgun ineklerden (2 ve üzeri doğum yapmış) alınacak kaliteli kolostrumla (50g/lt ˂ IgG) beslenmelidir.
*Kıvamsız, akışkan ve açık renkli kolostrum antikor ve besin maddeleri yönünde fakir olacağı için yeni doğan yavruyu hastalıklardan yeterince korumayacaktır. Bu nedenle IgG yoğunluğu 50 mg/ml altında olan kolostrumlar buzağıya ilk 24 saate değil 2-4. günlerde gıda olarak verilmelidir.
Kolostrumun kalitesi ve/veya miktarı üzerine etki eden anaya bağlı faktörler ; -Hayvan refahı; strese maruz kalması, -Kuruda kalma süresi; Sağmal ineklerin kuruda yaklaşık 40 günden az veya 70 günden fazla kalması, -Mevsim; gebeliğin son döneminde özelikle de düvelerde IgG seviyesini % 20 oranında düşürmesine neden olan sıcaklık stresi, Kolostrum ne kadar koyu renkli ve yoğun-krema kıvamında ise o kadar kalitelidir. Ağız sütünün kalitesi gözle anlaşılabilir. Ancak işletmelerin kolostrumun kalitesini belirleyen kolostrometreye sahip olmasında fayda vardır. Bu amaçla ağız sütünün bağışıklık düzeyini belirlemede dansimetre veya Brix refraktometresi (%0-32) kullanılabilir. Brix değeri (yoğunluğu) % 22(50 mg/ml) veya oda ısısında dansimetre yoğunluğu 1050 ve üzeri kolostrumlar kaliteli olarak kabul edilmektedir. - Bakım ve besleme koşulları; havasız, karanlık, hareketsiz ve kirli ortamlar, açlık, yetersiz ve/veya dengesiz rasyonlar, başta selenyum ve E vitamini olmak üzere mineral ve vitamin yetersizlikleri, -Mastitis ve diğer hastalıklar; Klinik mastitis ve diğer birçok patojenik hastalık etkini, kolostrumun miktarını ve kalitesini olumsuz etkilediği gibi kolostrumla da yavruya geçmektedir. Ancak subklinik mastitis de kolostrumun IgG konsantrasyonu düşerken, üretim miktarı azalmaktadır. -Diğer faktörler; erken veya güç buzağılama, doğumdan önce sağılması veya memede sızıntı, ilk doğum veya aşırı yaşlılık, VKS 2,5 dan düşük veya 3,5 dan yüksek olmasıdır. #buzagilarinbakimvebeslenmesi #canlihayvanpazari
submitted by nudree to u/nudree [link] [comments]


2020.11.01 23:34 Justfelamal Gerizekalı insanlar tam liste (2020)

geri zekalı listesi
1- Hümanistler
2- Ancomlar
3- Home of seksüelliği savunanlar
4- Etnik kökenlere özel bir saygı duyanlar
5- Serbest piyasayı savunanlar
6- Süpyancılar
7- Otakular
8- Dine inananlar(Spagetti canavarı hariç)
9- Amsalaklar
10- Discordda 7/24 lol oynayanlar
11- Lol oynayanlar
12- Fiziksel sporları takip edip takım tutanlar (Denizli sporu hariç)
13- Facebookta siyaset yapanlar
14- Rap dinleyenler
15- Mutlu olanlar
16- Amsalak olup olmadığını iddia edenler
17- Suratının yarısını paylaşan feminen varlıklar
18- Atatürk ve enver paşa düşmanları
19- Sigara ve alkole laf edenleetmeyenler
20- İstanbul türkçesi dışında konuşulan şivelere gülenler
21- Mesaja anında cevap verenler
22- Özenti orospu evlatları
23- Kekemeler
24- Filme diziye özenip türkçesini değiştirenler
25- Kükürtlerin kültürü olduğunu savunanlar
26- Irkçılar
27- Home of fobikler
28- Depresif orospu evlatları
29- İsmi kuranda geçenler
30- Kuran kursunda smackdown oynayanlar
31- ALĞDSKGPOĞASLGPĞASLGP
32- Alkol şişelerini sosyal medyada paylaşanlar
33- Sigara fotoğrafı paylaşanlar
34- 184ten uzun olanlar
35- Gözleri yuvarlak olanlar (ermeni gözü)
36- Asyalı kadınları çekici bulanlar
37- Pale ten rengi sevenler
38- İsmi 3 harfli olanlar
39- Soy adı fiil olanlar
40- İnternette fake isim kullananlar
41- Bakir olmayanlar
42- 2. dünya savaşındaki herhangi bir lideri iyi bir lider zannedenler
43- Nasyonel sosyalistleri ''ya abi onlar olmasaydı tıp gelişmezdi bu kadar gelişmiş olmazdık dünyayı 100 yıl ileri taşıdılar ya'' diye savunanlar
44- Japonca öğrenmeye başlayanlar
45- Kilolu insanlar
46- Zayıf insanlar
47- Kilosuyla kafayı bozup kalori sayan insanlar
48- Aşkenaziler
49- Gece lambasıyla uyuyanlar
50- Eşitliğe inananlar
51- Herkese saygı duyulması gerektiğini düşünenler
52- Trap dinleyenler
53- Rap dinleyenler
54- Zencilerin yaptığı tek müzik türünü hiphop zannedip hayaında 1 kere bile blues dinlemeyen insanlar
55- Esmer sevmeyenler
56- 3 ismi olanlar
57- İnanç özgürlüğüne saygı duymayanlar
58- Kendini aptal olarak görenler
59- Fazla rekabetçi olan insanlar
60- Yunan mitolojisine ilgi duyanlar
61- Facebook yorumlarında bir tartışma sırasında gördüğü cümleyi hayatının merkezine koyan insanlar
62- Anlamadığı kitaplardan alıntı yapanlar
63- Profilinde anime fotoğrafı olanlar
64- Asyalıların dünyanın en dejenere toplumu olduğunu kabul etmeyenler
65- Türklerin iyi bir devleti/kültürü olduğunu düşünenler
66- Sokratesi okuyup anladığını iddia eden ama sokrates denilen yavşağın hiç anlaşılacak bir şey söylemediğini bilmeyen insanlar
67- Freuddan alıntı yapanlar
68- Zerdüştün ilk 3 sayfasını okuyup nihilist takılanlar
69- Bulgurlular
70- Antidepresan kullananlar
71- Kendi kendine psikiyatrik/psikolojik teşhis koyanlar
72- Facebooktan sevgili bulanlar
73- Fotoğrafları editlemeye uğraşıp komikli görseller yapmaya çalışanlar
74- Komik olmayan insanlar
75- Japon oyunu oynayan insanlar
76- Amerikalıların en iyi kültüre/devlete sahip olmadığını düşünen insanlar
77- Türkiyede yaşamanın çoğu ülkeden daha iyi olduğunu bilmeyenler
78- İngilizce bilmeyenler
79- Biseksüeller
80- Yemek yapmayı bilmeyenler
81- Arabada müziği son ses açanlar
82- Domatesi büyük doğrayıp menemen yapanlar
83- Klasik müzik dinlemeyenler
84- Hayatında hiç tiyatroya gitmemiş insanlar(okuldakiler sayılmaz)
85- Sosyal medyada ironik olmayarak ağlayan lucifer portresini paylaşanlaprofil/kapak fotoğrafı yapanlar
86- Avrupalıların asyalılardan büyük sikinin olduğunu düşünenler
87- Siyahilerin genetik olarak diğer etnik kökenlerden daha gelişmiş olduğunu kabul etmeyenler
88- Sanat filmi izleyenler
89- Fransız filmi izleyenler
90- İspanyol filmi izleyenler
91- 2000 yılından önce çıkmış herhangi bir şeyi sevenler (müzik hariç)
92- İngilizlerin dünyayı daha güzel bir yer yaptığını kabul etmeyenler
93- İngilizler olmasaydı şu an dinlediği müziklerin yüzde 90ının var olmayacağını bilmeyenler
94- Amerikalıların en aptal millet olduğunu bilmeyenler
95- Kadınlara saygı duyanlar
96- Cinsel yönelimini kişiliğinin merkezi belirleyen kişiliksiz yüzeysel insanlar
97- Facebook biosuna komik şeyler yazanlar
98- Pronounlara takılanlar
99- Şişkoseverler
100- Buraya kadar okuyanlar
101- Hırsızlık yapanlar
102- Irkıyla övünenler
103- Tembel insanlar
104- Kıvırcık saçlılar
105- Uzun saçlı erkekler
106- Kısa saçlı erkekler
107- Çirkin insanlar
108- Çirkin olduğunu anlamayıp sosyal medyaya fotoğraf atanlar
109- Lolü kötü oynayanlar
110- Türk ismi olanlar
111- Liya/Miya/Mirel/Maya gibi yeni nesil ismi olanlar
112- Okulda en arkaya oturanlar
113- 1 kere bile kavga etmemiş insanlar
114- Mbti testini bilimsel zannedenler
115- Günde 6 saat ders çalışanlar
116- Astım olanlar
117- Yaz çocukları
118- Yaz sevenler
119- Aşık olanlar
120- Siki kalkanlar
121- Büyük meme sevmeyenler
122- Küçük memeliler
123- Kıl sevenler
124- Ayak fetişistleri
125- Bir insanı fetişlerine göre yargılayanlar
126- Annesini babasını öldürme planı yapanlar
127- Anime izlerken ağlayanlar
128- Rüya görmeyenler
129- Kahve sevmeyenler
130- Çay içenler
131- Kola içenler
132- Ice tea içenler
133- Ülker çikolatalı gofret sevenler
134- Düzenli kitap okumayanlar
135- İsmi mehmet olanlar
136- Militaristler
137- How I met your mother ve Friends sevenler
138- Nirvana sevmeyenler
139- Uyuşturucuyu rapçilerden öğrenenler
140- Batman sevenler
141- Superman sevmeyenler
142- Dcnin iyi film yaptığını savunanlar
143- Marvel filmlerinin iyi olduğunu savunanlar
144- Marvel filmlerindeki aktöaktrislerin iyi aktöaktris olduğunu düşünenler (RDJ hariç belki)
145- Seri katillerle alakalı videolar izleyenler
146- Komplo teorilerine inananlar
147- Thom Yorke'un geleceği gördüğüne inanmayanlar
148- AC/DC sevenler
149- ASMR dinleyenler
150- Lilia oynayanlar
151- OTPler
152- Trendyol linki paylaşanlar
153- Twitch izleyenler
154- Vtuber izleyenler
155- Komünist bir aktivistle aynı ismi paylaşanlar
156- Soy adı koç olanlar
157- Soy adında Türklükle alakalı bir şeyler geçenler
158- Annesi üzülmesin diye intihar etmeyenler grubunda takılanlar
159- İstanbulda yaşayanlar
160- Ege bölgesinde yaşanlar
161- Karadenizde yaşayanlar
162- Burnu büyük olanlar
163- En az 3 dil bilmeyenler
164- Lolde 1800lp altı kasanlar
165- Lolde ban yemeyenler
166- Metin2 oynayanlar
167- Bir şey yapacağım diyip yapmayanlar
168- İsmi s ile başlayanlar
169- İsmini sevmeyenler
170- Flashı f de kullananlar
171- Msnde yılmazı silmeyenler
172- Netflix kullanmayanlar
173- Iphone kullananlar
174- Youtuberların yaptığı şarkıları dinleyenler
175- FPS oyunu oynayanlar
176- Türkanime kullananlar
177- Hentai izleyenler
178- Kendinden küçük insanlara ilgi duyanlar
179- Parayı hayatının merkezi yapmayan insanlar
180- Evlenip mutlu mesut yaşayacağına inananlar
181- İsmi Murat olanlar
182- Hentai sevmeyenler
183- Yu-gi-oh sevenler
184- Persona oynayanlar
185- Persona 5 sevmeyenler
186- Dark Souls sevenler
187- Death Grips dinleyenler
188- Piercing yapanlar
189- Mecha izleyenler
190- Anime kızı kapıştıranlar
191- FFXV yükleme ekranını izleyenler
192- Gacha oyunları oynayanlar
193- Soy adı Kılıç olanlar
194- Dostoyevski sevenler
195- İsmi Tolga olanlar
196- Dedesinin ismi Hayrullah olmayanlar
197- Ailesinden nefret edenler
198- Çocukken sokakta bir sincap görüp o sincapı sapanla vurup öldürtükten sonra hiçbir şey hissetmediğini farkedip ''acaba bir insanı öldürsem de hala hiçbir şey hissetmemeye devam eder miyim'' diye içinden geçirmiş olan insanlar
199- Popculture referanslarını anlamayanlar
200- Tarantinonun iyi film yapmasının tek sebebinin ayak fetişisti ve çirkin olması olduğunu bilmeyenler
201- Community izlemeyenler
202- Sembolizmi önemli bir şey sananlar
203- İnsanların annesine durup dururken küfür etmeyenler
204- Brad Pitt'i yakışıklı bulmayanlar
205- Barbara Palvin'e 100 üzerinden 50+ verenler
206- Sevgili yaptıktan sonra arkadaşları ile konuşmayı bırakanlar
207- Kendinden nefret edenler
208- 165ten kısa olanlar
209- İsmi Muhammed olanlar
210- Annesi babası olanlar
211- Yetimler
212- Amputeler
213- Gülüşü çirkin olanlar
214- Unisex ismi olanlar
215- Türk olanlar
216- İlkokul/ortaokul/lise/üniversite mezunu olanlar
217- Meslek sahibi olanlar
218- Türklerin yemeklerinin aslında arap yemeği olduğunu bilmeyenler
219- Lahmacun sevmeyenler
220- Deniz ürünleri sevmeyenler
221- Küçük asya mutfaklarını sevenler (Tayland/Tayvan/Hindistan)
222- Eti çok pişmiş sevenler
223- Light kola içenler
224- Fanta/Yedigün sevenler
225- Kadınlara ilgi duyanlar
226- Parasocial ilişkileri olanlar
227- Çin markası telefon kullananlar
228- En az 1 kere kuran okumuş olanlar
229- Minecraft oynayanlar
230- Türkçe youtube kanalı takip edenler
231- Barış Özcan takip edenler
232- Hayatında en az 1 kere Ruhi Çenet izlemiş olanlar
233- 81 ilin en az 1inde doğmuş olmak
234- Hajime No Ippo izlemiş olanlar
235- Sokra-Desu sayfasını takip edenler
236- İsmi Volkan Nuri Binici olanlar
237- Opera browser kullananlar
238- En az bir Discord sunucusunda moderatör olanlar
239- Yüzünü yıkayanlar
240- İşeyenler
241- Bardaktan su içenler
242- Makarnayı yoğurtla yiyenler
243- Salata yiyenler
244- İsmi Elif olanlar
245- Aşık Veysel sevenler
246- Polisiye sevenler
247- Fringe sevmeyenler
248- Türk dizisi izleyenler
249- Yabancı dizi seyredenler
250- K-pop dinleyenler
251- J-pop dinleyenler
252- Naruto izleyenler
253- Sasuke ve sakuradan nefret etmeyenler
254- Saçını boyayanlar
255- Anime izleyip manga okumayanlar
256- Saçını kestirenler
257- Saçını uzatanlar
258- Karpuz sevenler
259- Kavun sevenler
260- Pazara gidenler
261- Bim'den alışveriş yapanlar
262- A101'den alışveriş yapanlar
263- Çiçek yetiştirenler
264- Köyde yaşayanlar
265- Evcil hayvanı olanlar
266- Pantolon giyenler
267- Slip külot giyenler
268- Kaslı olanlar
269- Şişmanlar
270- Discord'da ekran paylaşanlar
271- Omegle kullananlar
272- Nude isteyenler
273- Süslümanlar
274- Akp düşmanları
275- Intel işlemci kullananlar
276- AMD işlemci kullananlar
277- Reddit nickinde muhammed allah vs olanlar
278- Ram kullananlar
279- Ruj sürenler
280- Apolitikler
281- Y kuşağı
282- Z kuşağı
283- Dokunmatik telefon kullananlar
284- Ders çalışanlar
285- Tuşlu telefon kullananlar
286- Hayatında en az 1 kere dershaneye gitmiş olanlar
287- Event isteyenler
288- Control+c, Control+v yapanlar
289- Geri zekalı listesi yapanlar
290- Atatürk'ü sevenler
291- Dolar kurunu düşününce siki kalkanlar
292- Facebook sayfası olanlar
293- Berak Albayrak'ın kötü bir ekonomist olduğunu düşünenler
294- Türk lirası harcayanlar
295- Hayatında en az 1 kere kendine sakso çektiğini hayal etmeyenler
296- Şafak sönmeyeceği için korkmayanlar
297- Kemal Sunal'ı komik bulanlar
298- Tencere yemeği yiyenler
299- Televizyonu olanlar
300- Babasının sakalı olanlar
301- Bıyık bırakanlar
302- Sakalını kesenler
303- Sakalını kesmeye üşenenler
304- Discord'a gelen ouz
305- Discord'da mikrofonu kapalı olanlar
306- İronik olmayarak emoji kullananlar
307- İronik olarak emoji kullananlar
308- WhatsApp kullananlar
309- Biz diyenler
310- Anime izlerken ağlamayanlar
311- Yok mu diyenler
312- Var mı diyenler
313- O ses Türkiye izleyenler
314- Survivor takip edenler
315- Magazin takip edenler
316- Twitter kullananlar
317- Ekşi sözlük kullananlar
318- 208. maddeye ayıp oluyor diyenler
319- 319 Kilodan az olanlar
320- Muz sevenler
321- Baklava sevenler
322- İyi Türkler de var diyenler
323- Köpekler kedilerden iyi diyenler
324- Kedi videosu izleyenler
325- Kedi videosu paylaşanlar
326- Ermeniler
327- İsmi 3 harfli olan ermeniler
328- 325ten 327ye atlayanlar
329- Lazlar
330- Profil fotoğrafı olanlar
331- Sakaryada yaşayanlar
332- Ece'yi rüyasında görenler
333- Ömer'e gülenler
334- 2 yıldır para biriktirip bilgisayar alamayanlar
335- Bilgisayarı minecraft oynarken kapananlar
336- Faturacıda çalışanlar
337- Fatura ödeyenler
338- Fatura öderken kuş sevenler
339- Andımızı ezbere bilenler
340- İsmi İrem olanlar
341- Soy adı Duman olanlar
342- Alarm kuranlar
343- Uyuyanlar
344- Uyananlar
345- Uyumakla ilgili depresif cümleler kuranlar
346- İntihar etmek istemeyenler
347- Köri sosu sevenler
348- Franchise yemek yiyenler
349- İntihar etmek isteyenler
350- Şefim 349 çok acı çekmiş
351- Annesini sevmeyenler
352- Babasını dövmeyenler
353- Nişantaşı'ndan burs alamayanlar
354- Ülkücüler
355- Benim adım ''....'' diye başlayıp adını söyleyenler
356- Soy adı Giovanna olanlar
367- Jojo izleyenler
368- Aynı maddeyi 3 kere yazanlar
369- Soy adı Akyüz olanlar
370- Gece 3 ten önce uyumayanlar
371- Translar
372- Femboylar
373- Benim suy adımı bilmeyenler
374- Nofap yapanlar
375- Azgınlar
376- Azgın olmayanlar
377- Soy adında Gün olanlar
378- Soy adında Ay olanlar
379- Abi diyenler
380- Bu ne diyenler
381- Abi bu ne diyenler
382- WTF yazanlar
383- BTW yazanlar
384- BGYliler
385- Benimle arkadaş olanlar
386- Hemşireler
387- Hemşeriler
388- Ensest sevmeyenler
389- Cennet mahallesi izleyenler
390- Kelime daramcığı dar olanlar
391- Öğretmenler
392- Ateistler
393- Deistler
394- Maymun paylaşanlar
395- Smackdown izleyenler
396- Jeff Hardy sevmeyenler
397- Kürt Ahmet'i sevmeyenler
398- İsmi Aybars olanlar
399- Hukuk okuyanlar
400- İsmi Nisa olanlar
401- Nisa suresi 36. ayeti okuyup hala müslüman olanlar
402- İsmi a ile başlayanlar
403- İsmi b ile başlayanlar
404- İsmi c ile başlayanlar
405- İsmi ç ile başlayanlar
406- İsmi d ile başlayanlar
407- İsmi e ile başlayanlar
408- İsmi f ile başlayanlar
409- İsmi g ile başlayanlar
410- İsmi ğ ile başlayanlar
411- İsmi h ile başlayanlar
412- İsmi ı ile başlayanlar
413- İsmi i ile başlayanlar
414- İsmi j ile başlayanlar
416- İsmi k ile başlayanlar
417- İsmi l ile başlayanlar
418- İsmi m ile başlayanlar
419- İsmi n ile başlayanlar
420- İsmi o ile başlayanlar
421- İsmi ö ile başlayanlar
422- İsmi p ile başlayanlar
423- İsmi r ile başlayanlar
424- İsmi s ile başlayanlar
425- İsmi ş ile başlayanlar
426- İsmi t ile başlayanlar
427- İsmi u ile başlayanlar
428- İsmi ü ile başlayanlar
429- İsmi v ile başlayanlar
430- İsmi y ile başlayanlar
431- İsmi z ile başlayanlar
432- İsmi q ile başlayanlar
433- İsmi x ile başlayanlar
434- İsmi w ile başlayanlar
435- İsmi lamelifle başlayanlar
436- Sübhanekeyi bilmeyenler
437- Sübhanekeyi bilenler
438- TFT oynayanlar
439- Antivirüs programı kullananlar
440- Karbon bazlı canlılar
441- Protein tüketenler
442- Vücudunun yüzde 75i su olanlar
443- Bu listeye yardım edenler
444- Ergenken sivilceli olanlar
445- 20 yaş üstündekiler
446- 19 yaş altındakiler
447- Youtube vanced kullanmayanlar
448- İsmi Sena olanlar
449- Fifa oynayanlar
450- Buraya kadar okuyanlar
451- Yumurta yiyenler
452- Sebze yiyenler
453- İntihar edenler
454- Mehmet Pişkin
455- İsmi Mehmet olanlar
456- Chpye oy vermeyenler
457- Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde %0.27 oy alanlar
458- Hemen seçimden önce doğalgaz rezervi bulmayanlar
459- Cumhurbaşkanı olmayanlar
460- Almancılar
461- Almanlar
462- 31 sjsjsj
463- Amdan çıkanlar
464- İstanbul sözleşmesini destekleyenler
465- Karısını dövmeyenler
466- Kız kardeşine tecavüz etmeyenler
467- Rana'yı haksız bulanlar
468- MP3 ile Flac arasındaki farkı anlamayanlar
469- PUBG oynayanlar
470- PUBG mobil oynayanlar
471- Telefonunun bataryası olanlar
472- Gercek islem bu deil
473- Anayasa yazanlar
474- Kan şekeri düşenler
475- Swinger partisine katılmayanlar
476- Müzik dinleyenler
477- Arkadaşlarından yardım isteyenler
478- Arkadaşları olanlar
479- Sosyal olanlar
480- Asosyal olanlar
481- 3 boyutlu varlıklar
482- Memelere gülenler (mim)
483- Ülkesine servis yapanlar
484- Amerikan filmi izleyenler
485- Çayı sütsüz içenler
486- Kaçak çay içenler
487- Çenobilde ölenler
488- Oy kullananlar
489- Maske takanlar
490- Corona olanlar
491- Heteroseksüeller
492- Sağlık görevlileri
493- Erken boşalanlar
494- Uykusunda boşalanlar
495- Beşiktaşlılar
496- Bilgisayarı ısınanlar
497- Anime figürü koleksiyonu yapanlar
498- Yazım kurallarına uymayanlar
499- İnterneti kötü olanlar
500- Ayasofya'da namaz kılmayanlar
501- Osmanlıyı sevmeyenler
502- Felsefe okuyanlar
503- GTA oynayanlar
504- Kitap okumayanlar
505- I'm going back to 505
If it's a seven hour flight or a forty-five minute drive
In my imagination you're waiting, lying on your side
With your hands between your thighs
Stop and wait a sec
Oh, when you look at me like that, my darling
What did you expect?
I probably still adore you with your hands around my neck
Or I did last time I checked
Not shy of a spark
A knife twists at the thought that I should fall short of the mark
Frightened by the bite though it's no harsher than the bark
Middle of adventure, such a perfect place to start
I'm going back to 505
If it's a seven hour flight or a forty-five minute drive
In my imagination you're waiting, lying on your side
With your hands between your thighs
But I crumble completely when you cry
It seems like once again you've had to greet me with goodbye
I'm always just about to go and spoil a surprise
Take my hands off of your eyes too soon
I'm going back to 505
If it's a seven hour flight or a forty-five minute drive
In my imagination you're waiting, lying on your side
With your hands between your thighs and a smile!
506- Tavuk döner sevmeyenler
507- İskender sevenler
508- Daft Punk sevmeyenler
509- Boş kelimesini çok kullananlar
510- Valorant oynayanlar
511- Discord'da lol gelcek var mı abi diyenler
512- Memelerin seksi bir şey olmadığını iddia edenler
513- Görüldü atanlar
514- İsmi Mert olanlar
515- İsmi Gürdal Adar olanlar
516- Siyahi'ler
517- Bir anda konuşmayı kesenler
518- Bipolar olanlar
519- Messenger grubu olan
520- Babaannesine en az 1 kere şiddet göstermemiş insanlar
521- Bağırsakları ağrıyanlar
522- Soy adı anime olanlar
523- INTJ olanlar
524- Pornhub hariç sitelerden porno izleyenler
525- Rüyasında tecavüze uğrayanlar
526- Skyrim oynamış olanlar
527- MGS sevenler
528- Kojima sevenler
529- PES'i Fifa'dan iyi bulanlar
530- Japonları sevenler
531- Burçlara inanmayanlar
532- Uzaya araba gönderenler
533- Cennetten arsa almayanlar
534- Cennetten çiçek toplamayanlar
535- İsmi ''Ulan''a benzeyenler
536- Pewdiepie izleyenler
537- En az bir kere yarrak yalamak istememişler
538- Patlıcanlı et yemeği dinleyenler
539- 1den fazla sevgilisi olmuş olanlar
540- En az 1 kere doktora gitmiş olanlar
541- Saksafon sevenler
542- Shrek ile alakalı en az 1 cinsel rüyası olmayanlar
543- Yalancılar
544- Türkçe şarkı dinleyenler
545- İsmi Atalay olanlar
546- 31 çekenler
547- Pokemon sevmeyenler
548- Polisten nefret edenler
549- Mağra ve repostlara gülenler
550- Can Yaman'ı çekici bulanlar
551- Taner Tolga Tarlacı'ya gülenler
552- Atatürk'ün ilkelerini ezbere bilmeyenler
553- Doları takip edenler
554- Otistik erkekler
555- Dedesini dövüp emekli maaşını çalmayanlar
556- Japon tarihine ilgi duyanlar
557- Midem bulanmaya başladı
558- Kan şekerim düşüyor
559- Başım ağrıyor
560- Risk Of Rain 2de huntress oynayanlar
561- Koyun tüccarları
562- 9 yaşında kızla evlenen peygamberler
563- Hira mağrasına giden araplar
564- Elindeki toprağı kuşa çevirenler
565- Gölü şaraba çevirenler
566- Kuyuya atılanlar
567- Spiderman sevmeyenler
568- Melisa isimliler
569- İsmi e ile başlayanlar
570- Japonca 3 kelime bilenler
571- Yılında doğanlar
572- Romatizması olmayanlar
573- Buraya kadar okuduysan gerçekten sorunları var
574- Dezenfektan kullananlar
575- Smackdown izleyip Cmpunk sevmeyenler
576- En az bir kere güreşmemişler
577- Home of sexuallar
578- Akdenizde yaşayanlar
579- Kuzey ve Güney izlemeyenler
580- Aşk-ı memnu izlemeyenler
581- The Office en iyi sitcom diyenler
582- Rick and Morty izleyenler
583- Reçel Tarçın Ersoğan sevmeyenler
584- İsmi İsmet olanlar
585- İnstagram kullananlar
586- Atak helikopteri esprisi yapanlar
587- Feminizmi kötü bir şey sananlar
588- Afrikalı'lara üzülmeyenler
589- Erotic manga okumayanlar
590- İsmi çince olanlar
591- Spotify kullanmayanlar
592- Youtube Music kullananlar
593- İsmi Merve olanlar
594- Bu listede 10 tane kendi özelliğini görenler
595- İsmi fake olanlar
596- Boynuma kramp girdi
597- Gerçekten bu kadar uzun bir şey yazmak ne kadar mantıklı acaba
598- 1 yaşında öldürüldüm vsvs
599- 2012den önce 10 yaşına girenler
600- 23 şubatın önemini bilmeyenler
601- 602. maddeyi okuyanlar
602- 601. maddeyi okuyanlar
603- Ankara'da yaşayanlar
604- The Bomboks sevmeyenler
605- Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
609- Fiziksel formumu geride bırakıyorum
610- Muhammed bu yılda mıı ölmüştü
611- Allahümme vebihamdik
612- Its john cena
613- Scoby Doo sevmeyenler
614- Patates sevmeyenler
615- Lol oynamayanlar
616- Jojo izleyip gay olmadığını iddia edenler
617- İnternet gittiğinde uyuyanlar
618- Lucifer'ın yeni sezonunu izleyenler
619- Denzili sporlular
620- Karpuzu çekirdeğiyle beraber yiyenler
621- 0- 620 madde yazip newi siken orospu cocuklari
submitted by Justfelamal to KGBTR [link] [comments]


2020.10.28 15:49 SuckMyDoner Subreddittin durumu...

Çok büyük bi göç aldık ama öyle böyle deil. son 2 haftada nerdeyse 2k insan geldi ve bunların çok büyük bi kısmı b*lgurlu. New zaten sikilmişti ama artık b*lgurvari postları hot dada görmeye başladık. Tamam kaliteli meme yapar atarsın ama nEfEs aLIrsIN sTonkS gibi aptal aptal şeyler hota çıktıkça karmadan çok hater kazanırsın, bu yeni gelenlerin karma hırsı yüzünden artık subreddite girince yüzüm eskisi kadar gülmüyo modaların buna önlem alması lazım diyoruz hepimiz ama onların işleride zor, her hesabı arayıp tek tek banlamak çok uğraş ister. burdan hepimize geçmiş olsun
submitted by SuckMyDoner to KGBTR [link] [comments]


2020.10.24 13:22 N3COO Hayattaki tek amacım

Arkadaşlar yeter artık, dayanamayacağım ve bunu size anlatacağım. Hayattaki tek amacım Hadise'yi sikmek! O güzel koca göğüslerinin altına geçip koca meme uçlarını sıkarak göğüslerini neredeyse acıtacak biçimde yüzüme vurmak istiyorum. Evet o sıcacık dev göğüsleri suratımda hissetmek istiyorum, ön sevişmeyi bitirdikten sonraysa yarramı Osmanlı'nın Viyana kapısına dayandığı gibi amına dayamak ve şarkı söyletip bağırta bağırta sikmek istiyorum. Bağıracak ve diyecek ki "Şampiyona şeker geliiyorh geliyorr mhhh" diyecek ve o an zevkin doruk noktasına çıkacak, içine boşalacağım ama böyle bir şansın insanın eline bir kez geçeceğini düşünüp onu bağırta bağırta sikmeye devam edeceğim. Penisim indiğindeyse onun her yerini yalayacağım, evet her yerini, götünü bile. Penisim tekrar havalandığında ise bu sefer vücudumun sınırlarını zorlayacak onu ağlata ağlata sikecek memelerini öyle bir sıkacağım ki süt gelecek. Daha sonra ise göz yaşlarını içecek ağzında oluşan tükürüğü kendi ağzıma alacak sonra onun ağzına ittireceğim, boğazını öyle bir sikeceğim ki bana deepthroatların babası diyeceksiniz. Bu artık benim için sıradan bir fetiş değil maalesef, eğer Hadiseyi sokakta görürsem hemen saldırıp oracıkta "İmdat, imdat yardım edin!" dedirte dedirte sikmek istiyorum. Artık Hadise adını duyduğumda aklıma onunla ilgili kurduğum tonlarca seks hayali geliyor ve anında boşalıyorum, bu sebepten yanımda her zaman bir rulo peçete taşıyorum, ve bu hayalimi bu lanet subreddite yazarken bile üç kez boşaldım. O kadar zevke geldim ki bacaklarım titremekten dolayı kontrolden çıktı. Şimdi dördüncü kez boşaldım, lütfen yardım edin nasıl atlatabilirim bunu.
submitted by N3COO to kopyamakarna [link] [comments]


2020.10.19 12:48 nudree BUZAĞILARIN BAKIM VE BESLENMESİ

Buzağıların Bakım ve Beslenmesi
Doğumdan hemen sonra buzağıların beslenmesi: İlk 1 saat içerisinde buzağının en az 2 litre ağız sütü (kolostrum) içtiğinden emin olunmalıdır. Buzağıya ilk 3 gün anne sütü (kolostrum) günde 4-5 defa ve günlük 4-5 litre olarak içirilmelidir.
Doğum gerçekleşir gerçekleşmez yavrunun nefes alıp almadığı kontrol edilmelidir.
Ağız ve burnundaki müköz (sümüksü) kalıntı temizlenmelidir. Gerekirse solunumu uyarmak üzere buzağı başı aşağı gelecek şekilde sallandırılmalı, baş bölgesine soğuk su uygulanmalı ve/veya dili birkaç kez hafifçe çekilip bırakılmalıdır.
* Göbek kordonu dipten kopmamış ise karnına en yakın kısımdan başlayarak kordon
aşağıya doğru sıvazlanmalı ve içindeki sıvı boşaltılmalıdır. Daha sonra içine tentürdiyot akıtılan göbek kordonu, karına 4-5 cm uzaklıktan antiseptiğe batırılmış bir iple bağlanmalı ve bağlanan noktanın 3-4 cm altından temiz bir makasla kesilmelidir.Doğum esnasında dipten kopmuş veya kesilen göbek kordonu bölgesine, üç gün boyunca günde iki kez tentürdiyot sürülmelidir.
*Doğumdan sonra inek yavrusunu yalayarak hem yavrunun kurumasına hem de dolaşımın hızlanmasına yardımcı olur. Eğer inek herhangi bir nedenle bu işi yapmıyor ise buzağının üzerine hafif tuz serpilerek yalaması teşvik edilmeli veya kuru bir bez veya yataklık sapla; buzağı iyice silinerek, kurutulmaya çalışılmalıdır.
*Normal bir buzağı doğumundan yarım saat sonra ayağa kalkar ve bir saat içerisinde annesini emmeye çalışır. Buzağı emmeden önce, anasının meme başları ve çevresi ılık sabunlu suyla yıkanıp, temiz bir bezle kurulanmalı ve hızla emzirmeye çalıştırılmalıdır.
*Eğer yavru annesini emerse ineğin sağımı sırasında devamlı yavrunun emmesini isteyeceğinden sağım zorlaşır ve verim düşüklüğü şekillenebilir. Ayrıca memeden emen yavrunun ne kadar Kolostrum/süt içtiği de bilinemez. Bu nedenle mümkünse buzağılara ağız sütü sağılarak, mutlaka vücut ısısında (38 ºC) soğutmadan verilmesi sağlanmalıdır.
*Doğuma yaklaşık beş hafta kala meme bezinde başlayan kolostrum salgılama, gebeliğin son iki haftasında maksimum seviye ulaşır. Buzağı doğduğunda ise aniden durur. Kolostrum, doğumla beraber memeden sağılan son derece komplike bir salgıdır.Kolostrum (ağız sütü), normal süte göre 2 katı kuru madde, 3 katı mineral ve 5 katı protein içerdiği gibi yüksek oranda; buzağının acil ihtiyacı olan vitaminler, enerji, büyüme faktörleri, hormonlar ve hastalıklardan korunmasına yardım eden bağışıklık maddelerine (IgG) sahiptir. Kaliteli kolostrum buzağı için tek sağlıklı yaşam iksiridir.
* İnekler, kolostrumunda sadece karşılaştığı hastalıklara karşı koruyucu maddeleri barındırırlar. Bu nedenle başka çiftliklerden gelenlerle işletmede ki genç inekler; işletmeye özgü muhtemel hastalık etmenlerine karşı yeterli miktarda antikor (IgG) oluşturamayabileceğinden, yeni doğan buzağılar ilk 24 saat boyunca olgun ineklerden (2 ve üzeri doğum yapmış) alınacak kaliteli kolostrumla (50g/lt ˂ IgG) beslenmelidir.
*Kıvamsız, akışkan ve açık renkli kolostrum antikor ve besin maddeleri yönünde fakir olacağı için yeni doğan yavruyu hastalıklardan yeterince korumayacaktır. Bu nedenle IgG yoğunluğu 50 mg/ml altında olan kolostrumlar buzağıya ilk 24 saate değil 2-4. günlerde gıda olarak verilmelidir.
Kolostrumun kalitesi ve/veya miktarı üzerine etki eden anaya bağlı faktörler ; -Hayvan refahı; strese maruz kalması, -Kuruda kalma süresi; Sağmal ineklerin kuruda yaklaşık 40 günden az veya 70 günden fazla kalması, -Mevsim; gebeliğin son döneminde özelikle de düvelerde IgG seviyesini % 20 oranında düşürmesine neden olan sıcaklık stresi, Kolostrum ne kadar koyu renkli ve yoğun-krema kıvamında ise o kadar kalitelidir. Ağız sütünün kalitesi gözle anlaşılabilir. Ancak işletmelerin kolostrumun kalitesini belirleyen kolostrometreye sahip olmasında fayda vardır. Bu amaçla ağız sütünün bağışıklık düzeyini belirlemede dansimetre veya Brix refraktometresi (%0-32) kullanılabilir. Brix değeri (yoğunluğu) % 22(50 mg/ml) veya oda ısısında dansimetre yoğunluğu 1050 ve üzeri kolostrumlar kaliteli olarak kabul edilmektedir. - Bakım ve besleme koşulları; havasız, karanlık, hareketsiz ve kirli ortamlar, açlık, yetersiz ve/veya dengesiz rasyonlar, başta selenyum ve E vitamini olmak üzere mineral ve vitamin yetersizlikleri, -Mastitis ve diğer hastalıklar; Klinik mastitis ve diğer birçok patojenik hastalık etkini, kolostrumun miktarını ve kalitesini olumsuz etkilediği gibi kolostrumla da yavruya geçmektedir. Ancak subklinik mastitis de kolostrumun IgG konsantrasyonu düşerken, üretim miktarı azalmaktadır. -Diğer faktörler; erken veya güç buzağılama, doğumdan önce sağılması veya memede sızıntı, ilk doğum veya aşırı yaşlılık, VKS 2,5 dan düşük veya 3,5 dan yüksek olmasıdır.
#buzagilarinbakımvebeslenmesi #canlihayvanpazari
submitted by nudree to u/nudree [link] [comments]


2020.10.18 22:43 MarkdownShadowBot Removed comments/submissions for /u/JoeyBobBillie

Hi JoeyBobBillie, you're not shadowbanned, but 43 of your most recent 200 comments/submissions were removed (either automatically or by human moderators).

Comments:

g97513b in uvic on 18 Oct 20 (1pts):
Either way I have to sift through spam. Thanks.
g95prti in uvic on 18 Oct 20 (1pts):
Yeah there's totally no conflict of interest in profs requiring you to buy texts they wrote.
g8xf5ut in uvic on 15 Oct 20 (1pts):
What I mean is that people who don't cheat will get lower marks on average or at least have to spend more effort while the cheaters will have no real danger of being caught.
g8xf1gt in biology on 15 Oct 20 (1pts):
Thanks
g8v5a4u in uvic on 15 Oct 20 (1pts):
That's subjective.
g89rmu9 in politics on 10 Oct 20 (1pts):
I mean he's not wrong, I see an uproar here after all.
g7v07fp in cancer on 06 Oct 20 (1pts):
Nah, physicians have to give all the details an objective reasonable person in that patients position would want for there to be informed consent. They don't want to be sued so they almost all do...
g7haa4i in JusticeServed on 03 Oct 20 (1pts):
That's when you gotta give it a good solid punch in the nose. It's going to stop bitting then.
g7h984r in worldnews on 03 Oct 20 (1pts):
So them being dead instead of in jail is going to make a difference somehow? Nope.
g74htf1 in news on 30 Sep 20 (1pts):
Idk why anyone would be surprised. Canada non-voluntarily steralized disabled women until mid 1970s
g6q8360 in worldnews on 26 Sep 20 (1pts):
Who knows though, some people have gotten fired for sharing non antisemitic memes with Hitler in them.
fxs2fv8 in ShadowBan on 12 Jul 20 (1pts):
bc ur gay
fxrxhdn in u_kn0thing on 12 Jul 20 (1pts):
I don't think someone should be picked because they're black, white, Asian ect. They should be picked because they're the most competent person for the job.
fxqkqpo in PublicFreakout on 11 Jul 20 (1pts):
Psychology degrees are kinda useless though so not necessarily.
fxlbzzh in politics on 11 Jul 20 (1pts):
Poor logic. Not 100% of the people the court says are guilty are actually guilty. Furthermore you can argue some of the laws against certain things are unjust. Oboma gave many pardons/commutations...
fxlb4k6 in news on 11 Jul 20 (1pts):
Lol thx for the popcorn.

Submissions:

j5ryfe in chemistry on 05 Oct 20 (1pts):
IR Question
j33za6 in healthcare on 01 Oct 20 (0pts):
[Question - other] If health care is a commodity, why is it illegal to sell organs?
j2c4tu in AgainstHateSubreddits on 30 Sep 20 (1pts):
The mere existence of this sub is hypocritical.
ixbz8l in chemistry on 21 Sep 20 (1pts):
What is an equation of product regeneration?
imkzdd in CanadianForces on 04 Sep 20 (1pts):
What is IBTS training?
hplin7 in speedrun on 12 Jul 20 (0pts):
Why was this sub banned previously?
hnt87j in stopdrinking on 09 Jul 20 (1pts):
The fact that people here encourage quitting cold turkey is appalling.
gzcwmf in Steam on 09 Jun 20 (1pts):
Stuck connecting to steam account.
gsiprj in Mordhau on 29 May 20 (1pts):
Is the game dead?
grcx3w in yuumimains on 27 May 20 (1pts):
Better to buy potions at start or save money?
grcne8 in yuumimains on 27 May 20 (1pts):
Can the ADC (or other roles for that matter) hear a voice line when you get on them?
gqpgg6 in medicine on 26 May 20 (1pts):
The position the WMA has on euthanasia is ethically flawed.
gpfubz in leagueoflegends on 24 May 20 (0pts):
Why is league balanced around Vladimir?
gofoq3 in wma on 22 May 20 (0pts):
The position the WMA has on euthanasia is ethically flawed.
gnmmfj in discordapp on 21 May 20 (0pts):
Did hackers get into discord to make all PCs Bitcoin mine for them?
gnmd5c in discordapp on 21 May 20 (1pts):
Discord lagging my connection and won't connect.
gmd1dy in deadbydaylight on 18 May 20 (1pts):
Best bloodwarden build?
gl2hv9 in VictoriaBC on 16 May 20 (1pts):
How can TekSavvy offer faster internet plans than Telus when they use the same line as Telus?
gin6gi in pcmasterrace on 12 May 20 (1pts):
FPS issue.
ge9y5m in gardening on 06 May 20 (1pts):
Where can I buy cloud berry seeds?
ge9ioq in grammar on 06 May 20 (1pts):
They aren't vs they're not?
gdnzr0 in medicine on 05 May 20 (1pts):
Wouldn't it be unethical for hospital workers to go on strike for any reason?
gdjy5m in grammar on 04 May 20 (2pts):
They aren't vs they're not?
gcjp05 in SuicideWatch on 03 May 20 (3pts):
Can it be ethical to be pro choice when it comes to suicide?
gc05xr in deadbydaylight on 02 May 20 (1pts):
Can you activate mettle of man more than once?
gb3z0h in onguardforthee on 30 Apr 20 (1pts):
Looking for a legal case.
gb2oqv in askpsychology on 30 Apr 20 (1pts):
Can someone be both competent and depressed?
I'm a bot. My home is at /CommentRemovalChecker - check if your posts have been removed! (How to use)
Help us expose and stand up to social media bias and censorship!
submitted by MarkdownShadowBot to CommentRemovalChecker [link] [comments]


2020.10.16 08:51 KeldornTP Tanrı argümanları: Tanrının varlığına ve yokluğuna dair argümanlar üstüne üstünkörü bir inceleme

Tanrı konusu, açıkcası yazmak konusunda istekli olduğum, ama boyutu ve büyüklüğünden ötürü yazmaktan dehşet ile kaçtığım bir konu olmakla birlikte, en azından sadece bir konspet olarak bile insanoğlunun zihninde önemli bir yer kaplamıştır, öyle ki modern düşünürlerin yeni yeni çıkmaya çabaladığı, ki senin bir çok hatalarını kapatmış, eksiklerini gidermiş ve tek başına ortaya koymaya cürret edemeyeceğin savları korumana yardım etmiş bir etmenin yanından ayrılmak acılı bir süreçtir, bir düşünce şeklinin başlıca sebebi olmuştur.
O kadar dehşetverici bir düşüncedir ki, olması ya da olmaması her türlü irdelendiğinde varoluşumuz ve sonumuz hakkında terör hissederek titrememize sebep olacak kadar güçlü bir düşünce iken, gene de safi ihtimali dehşete düşüren bu kavramı temaşa etmek için ayrı bir heyecanlı, ayrı bir arik davranış sergileriz. Bazı akıllı kimseler, bu kavramın üstümüze getireceği felaketi öngördüklerinden, bu kavramı düşünmeden hayatlarını devam ettirirler. Ama, tıpkı Erasmus’un da yazdığı Moriae Encomium(Deliliğe Övgü)1 adlı eserinde, kürsüye çıkıp kendini öven Stultita’ya naaıl bir hayranlık ile kapılmışsa, ben de ahmaklığı, deliliği ve dehşeti kendi zihinlerine kabul etmiş olan filazoflara hayranlığım sebebi ile, her ne kadar kendimi Erasmusla kıyaslayacak kadar kör ve ahmak olmasam da, tıpkı Erasmus gibi, ben de tutkunluğunu, onları anlatan ve düşüncelerini okuycuların dimağına aksettirmek isteyen bir hayran olarak yazmak niyetindeyim.
Bu hayranlığım, ne bir tarafa, ne de ötekine duyulan bir hayranlıktır. Ben ne düşmanı olan Hector’a2 bir saygı ve hayranlık besleyen Ajax’ım ne de Patrocullus’a bir sevgi ve dostluk hisseden Achillesim. Aradaki çekişmeyi başlatan kişi olmasam bile, Kendimi Eris olarak görüyorum. İki tarafın da harika silahlarını, cephelerini, kişilerini, bir tarafa karşı bir yakınlık hissetmeden, hissetmiş olsam bile göstermeden anlatmayı ve iki tarafı da adil bir şekilde tanıtmayı işteyen bir hayranlıktır benim duyduğum.
Genel olarak, tanrı problemini ele alırken, hem ontolojik, hem epistemolojik argümanları incelemekle birlikte, bunlara karşı sav olarak öne sürülen savlara de yer vereceğim. O noktadan sonra, tanrı ile alakalı bir çok soruyu ve cevabı da inceleyip, bunun bilim üstündeki etkisine de bakacağım. Gönlüm tüm tanrı görüşlerini anlatmayı istese de, kendimi en çok tek tanrılı dinler, özellikle de abrahamic dinler ile meşgul tutacağım, çünkü en bilinen, dolayısı ile en hararetli şekilde karşı çıkışan ve de savunulan görüşler, bu dinlerin gölgesinde çıkmıştır.
Gene aynı şekilde, modern fizik anlayışının getirmiş olduğu, ve duruma bağlı olarak Tanrı argümanlarını desteklemek için, veyahut çirütmek için kullanılabilecek bazı bilgi ve teorilerin, ne için tanrı meselesini ilgilendirdiği, ve nasıl argümanları güçlendirmek için kullanılabileceğini de göstereceğim.
Çok Tanrılı Evren Tasarımı Hakkında
İlk dinlere baktığımız zaman, bize göre aşırı animalistik ve şamanistik olanları bir kenara koyduğumuz zaman, evrenin, çeşitli portfolyolara sahip kadim varlıklar tarafından boyundurluk altına alınmış olduğunu görürüz. Gerek yunan mitosu, gerek de sümer mitosu, bir çok göreve, şekle ve de kudrete sahip, sayıca çok fazla tanrı barındırır. İlk argümanımız aslında bu şekilde kabul edilen bir mitosun mantıklı olmayacağı yönündedir, ve temelde iki kişinin görüşüne yer vereceğim. Bunlar Atinanın at sineği Sokrates, ve Hippolu Augustinus’dur.
Euthypro3 diyaloğunda, kendi davasına az bir vakit kalmış olan Sokrates, babasının bir köleyi öldürmesinden ötürü onu şikayet edecek olan Euthypro ile karışlaşır. Adelet üstüne gelişen bir diyalog sırasında, Sokrates, hep yapmış olduğu gibi, Adaletin genel bir tanımını ister. Diyalog devam ederken Euthypro adaletin tanrılara tapma ve inanma olduğunu, çünkü kuralları koyanların onlar olduğunu savunurken, Sokrates, birbirleri ile dalaşan, laf eden, kavga eden, suç işleyen ve muziplik yapan tanrıların hepsinin de aynı adalete sahip olamayacağını, yani bu hepsini memnun edebilecek bir adaletin olmamasının yanında, adaletin de hepsi tarafından memnun edilemeyeceğini anlatır.
Belki bunu bir adım daha öteye götürebilirsek, Augustinius’un vardığı sonuca birlikte varabiliriz. Augustinius, gençlik yıllarında Zerdüşt dininin dualistik yapısını çok sevmiş olmakla birlikte, bir süre sonra, eşit güce sahip ve birbirine düşman iki varlığın, düzenli ve de oturmuş bir şey yapamayacağını düşündüğünden, hristiyan olur.
Cidden de baktığımız zaman, birbirleri ile muhteşem bir harmoni içinde olamayan varlıkların, düzenli bir şey yaratması ve sürdirmesi mantıklı değildir. Birinin yarattığını, birisi bozacak, birbirleri ile anlaşamayacaklar ve bu durumda biz nasıl olur da kaosun içinde koybolmayacağız? Çok tanrılı bir evren tasarısı cidden de, çok büyük bir engele sahiptir. Bununla birlikte içinden çıkılamayacak gibi de değildir.
Cidden de tüm tanrıların yaratım konusunda eşit olduğu bir durum var ise, o zaman bu işin içinden çıkılamaz olması kaçınılmaz iken, yunan mitolojisinde bulunan her tanrının eşit olduğu, ya da yaratımla sorumlu olduğu söylenilebilir mi? Ama bu durum gene tanrı kavramının tanımlanmasını güç kılıyor. Bu sıralama nasıl belirlenir, tanrı olmanın vasıfları nelerdir ve de ön önemlisi, evrene hükmetme durumunda da bir düzen olmaması durumu hala geçerliliğini korur iken, naaıl olur da çok tanrılı inancın bir kaosa sebebiyet vermeyeceği düşünülür? İşte bu gibi sorunlar, çok tanrılı dinlerin işinden çıkılamayacak çelişkilerle dolu olduğunu söylememiz için, az da olsa bir dayanak sunuyorlar. Gerçekten de, bu sorulara verilebilecek cevaplar, asla tam manası ile tatmin edici cevaplar olmayacaktır. Şayet çok tanrılı bir mitos, her zaman karmaşık olacaktır. Sonuçta insanlığın koruyucusu, sşk ve bereket tanrısı innanna aynı zamanda savaş tanrısıdır. Böyşe olduğu sürece de konu asla tatmin edici bir cevaba ulaşamayacaktır.
Şimdi, spesifik olarak çok tanrılı dinlere karşı yöneltilen en büyük soruları, argümanları( ya da bir argümanın çok çeşitli ifadelerini) öne sürdükten sonra, daha genel bir tanrı kavramı üstünde durmanın vakti gelmiştir.
Düzen Ve Amaç Argümanı
Öncellikle, gözlem üzerinde duran bazı açıklamalara yer vermek çok daha doğru olacaktır. Bu noktada teolojik bir argüman olan düzen ve amaç kanıtlaması üstünde durmamız doğru olacaktır.
Düzen ve amaç kanıtı, tanrının var olduğuna dair sunulan argümanlar arasından en sıklıkla kullanılan argümandır. Bunun sebebi, tamamen gözleme dayalı yapılan bir çıkarımın, hem daha kolay sunulabilmesi, hem de daha kolay aktarılabilmesinden ileri gelir.
Basitçe izah etmek gerekirse, Evrenin içinde bulunan her şeyin, incelendiğinde çok karmaşık olduğu, ve bu karmaşık yapıların hepsinin bir fonksyona sahip olduğu, bundan ötürü bu oluşan şeylerin bir yaratıcı tarafından oluşturulduğunu öne sürer. Mesela, en ilkel bakteriler bile, kendi içlerinde yaşamalarını sağlayan, çok önemli ve de yerinde fonksiyonlara sahipler. Aynı şekilde insan gözü de bizim bir şeyi görebilmemiz için birçok fonksyonu yerine getiren daha küçük parçaya sahipler. Gene insan vücudu çalışabilmek için çok hassas ve mucizevi bir çalışma prensibine sahiptir. Hatta, her biyom, kendi içinde aşırı hassas ve güzel bir dengeye sahip iken, yaratıcıdan şüphe etmek, en basiti ile absürttür. Bu dünyanın, tıpkı bir saat kadar karmaşık ve dengeli olduğunu görüp de, bir yaratıcısının olmadığını düşünmek saçmadır. Sonuçta nasıl olur da bir saat gördüğümüzde onu imal eden bir yaratıcısı olduğunu düşünüyor, rastgele oluştuğunu düşünmüyorsak, bir saate benzeyen dünyanın da elbette bir yaratıcısı vardır.
Bu kanıt kendi içinde mantıklı olmak için, karmaşık olan evren ile, gene karmaşık olan saatin birbirleri ile olan anolojisinin güçlü olduğunu varsaymamıza ihtiyaç duyar. Şöyle ki, saatin zaten üretilen bir eşyanolduğunu bildiğimiz için, bir saat gördüğümüzde yaratıcısı olduğunu var sayarız. Ama insanlığın kendi gözlerini açtığı, doğal durumunda var olurken gözlediği evren ve evrenin elemanları, üretilmiş olduklarını gözlememiş olduğumuz için aynı şekilde düşünmek yanlış olacaktır. Aynı şekilde, benzetmenin kendisi ise, çoğu yönden birbirine benzemeyen iki şeyi, sınırlı benzerlikleri üstünden aynı yere koyar, bu da aslında onun zayıf bir anoloji olduğunu bize gösterir.
Bununla birlikte, evrenin kusursuz olduğunu söyleyecek kadar da gözlemlemediğimiz de bir gerçektir. Hatta Richard Dawnkins(Ünlü biyolog ve Ateizm görüşünün modern savunucusu.) “Inside Nature’s Giants”(Doğanın Devlerinin İçinde)4 isimli belgeselinde bir zürafanın anatomisinde, larengeal sinirlerin aslında mükemmel olmayan, kusurlu bir şekilde olduğunu bize gösterir. Bu noktadan da, aslında bize bir yaratıcının olmadığını, canlıların tek seferde haratılan mükemmel varlıklar olmadıklarını, evrimle gelişen kusurlu canlılar olduğunu gösterdiğini iddia eder, bu da bizi başka bir konuya, evrim meselesine getirir. Evrim tek başına tanrıyı reddedemez, hatta hristiyanlar, ki papa bile kabul etmiştir, bunu canlıların en iyi açıklanma şekli olarak kabul eder, evrim sisteminin ise tanrı tarafından yaratıldığına inanırlar. Bu da gene ilk argümanımızı zayıflatır.
Bununla birlikte, evrende hastalık, depremler, seller ve hatta savaş suçları, işkenceler, katiller gibi kişilerin bulunduğunu da hatırlarsak, evrenin hangi noktada mükemmel bir tasarıma sahip olduğunu da sormak durumunda kalırız.( bu konuya kötülük probleminde döneceğim.)
Antropik İlke Argümanı
Tam da insan kötülük yapabildiği için bir tanrı vardır. İnsanın diğer hayvanlardan ayrılması, özel olması ve gelişmesi. Şanlı insanlık tarihimizde insanın buraya kadar gelmiş olabilmesi için, mulaka ki ona yardımcı olmuş, rehberlik etmiş bir gücün var olmuş olması lazım değil mi?
Antropik ilke argümanı bize, insanlığın şu an olduğu konumda olmasının bir raslantı olamayacağını, tüm kainatın bize olanak sağlaması için ayarlanmış olduğunu söyler. Sonsuz evrende, bilinen karmaşık yaşam formları bu dünyada. Oysa bizim gibi yaşama koşul sağlayan binlerce gezegen var iken, hidrojen evrende en fazla bulunan element iken, niye sadece biz varız? Bütün bunların tesadüf olmadığı, bizim burada olmamıza sebep olan şeylerin incelenmesinde gözükebilir.
Ancak bu şekilde düşünenler de, olasılığın rastgele bir ihtimal olmadığına ve lendilerinin bir plan içinde yer aldıklarına inansalar da, aslında bunun bir olasılık olduğu, en basit şekilde yanlış neden ile yanlış sonucun birbirine bağlanmış olabileceğini gözardı ederler. Nasıl ki Occam’ın usturası, bize en basit açıklamanın doğru olmasının dahanolası olduğunu söylüyorsa bu durumda bu bakış açısının da eksik olduğunu bilmek gerekir. Kişi kafasına kuş pislemesinden ötürü piyangoda kazandığını düşünmemeli. Bizim piyangoda büyük ikramiye kazanmamız, bu işin rastgele olduğu ve de bizim kazancak kadar bahtı açık bir kişi olduğumuz gerçeğinden fazlasını anlatmaz. Geri kalan spekülasyonların kanıtını vermez.
İlk Neden Argümanı
Antropik ilke argümanının yanlış bir sebep sonuç ilişkisi sonucu ortaya çıktığını varsaysak bile, evrenin bir neden sonuç zincirinde var olduğu gerçeği değişmemektedir. Evrende olan her şeyin bir nedeni var. Bununla birlikte, tüm nedenler de başka bir nedenin sonucudur. Böyle bir durumda her şeyin nedeninin takip ettiğimizde neye ulaşırız?
Yukarıda bahsettiğim ilk neden kanıtı ile antropik ilke kanıtı, gözlemlere dayalı iken, Kozmolojik kanıt diye adlandırdığımız ilk neden argümanı, tamamen empirik olgular üstüne kurulmuş bir çıkarımdır.
Daha önce de demiş olduğum gibi, eğer ki her şeyin nedeninin takip edecek olursak, ki nedenlerin planlı olmadığını varsaysak bile onar da birer sebep sonuç ilişkisi içindeler, evrenin var olmasının da bir nedeni vardır. Evren var olduğuna göre, onun sebebi olan bir yaratıcı da var olmalı, çünkü evrenin var olması sebepsiz yere olamaz.
Ama biz bu varlığı tanrı olarak kabul edersek, onun ilk ilke olduğu manasına geleceğini de kabul etmek zorunda mıyız? Nitekim, aynı şekilde ‘Peki tanrının sebebi ne idi?’ Sorusunu yöneltmemizin önünde hiç bir sebep yoktur. Sonuçta eksi sonsuza kadar devam edemeyeceğine dair bir empirik sebebe sahip değiliz.( bu konuya bilimsel açıklamalarda geri döneceğim)
Gene bir ilk nedende durabiliyor olduğumuzu varsayalım. Bu durumda o ilk neden tanrı demek zorunda olduğumuza dair de bir olguya sahip değiliz. Bu ley evreni yaratmış olsa bile, bunun akla, iradeye, mutlaklığa sahip olma gibi bir zorunluluğu yoktur. Bu durumda biz bu şeye tanrı diyebilir miyiz?
Ontolojik Kanıtlamalar
Bu noktaya kadar, empirik olan ve gözleme dayalı argümanlara baktık. Ontolojik argümanlar ise, zorunluluğa ve de gözlemlere dayanmadan, uslamlama kullanılarak elde edilen argümanlardır. Bu argümanlar savlarını, kendi varoluşlarından ötürü zorunlu kabul edilmesine yol açacak şekilde geliştirilmiş kuramlar olduklarından, çok güçlü ve çürütmesi çok zor argümanlardır. Öyle ki birazdan göreceğimiz gibi bu argümanlara verilen cevaplar bile tatmin edicilikten uzaktır.
Aziz Augustinus(354-430) bize tam olarak bir ontolojik argüman sunmamıştır. Gene de Confessions(İtiraflar)5 adlı eserinde, ondan sonra gelecek adamların da kullanacağı argümlanlar için bir zemin oluşturduğuna inandığım için buraya koymayı daha doğru buluyorum. Gene Augustine direkt olarsk bir ontolojik kanıt sunmadığı için, direkt olarak da kendisinden vir şey anlatmayacağım. Her me kadar anlatmak istesem de bu noktada bazı fedakarlıklar yapıp hozlı geçmem daha doğru olacaktır.
Augustine bize herkes ile ortak düşünebildiğimiz şeyler olup olmadığını sorarak başlar. Nitekim adalet kavramı, kişiden kişiye değişebiliyor iken, sarı rengi hepimizin kafasında aynı şeyi canlandıracaktır. Adalet, bakış açısına ve deneyime göre farklılık gösterecekken, sarı her zaman aynı gözükür, bu yüzden bazı düşünceler evrensel değil iken, bazısı evrensel olacaktır. Evrensel şeyler, var oldukları için evrenseldirler, dolayısı ile herkes tanrıyı düşündüğündüğünde, var olacak en büyük en güçlü varlığı düşünecektir. Bu varlık en güçlü ve en büyük olmak dışında düşünülemediği için var olmak zorundadır, çünkü bu kişiden kişiye değişemez şeklinde vir açıklama ile tanrının var olduğunu kanıtlar bize.
Modern bakış açısı ile bakıldığında, bu argümana şüphe ile yaklaşılabilir. Ne de olsa renk körlüğü diye bir durumun olduğunun farkında olan biz, herkesin kafasında sarı rengi aynı şekilde canlandırmayacağımı bilsek de, gene de bu argümana karşı üretebileceğimiz bir şey yoktur.( genel eleştirilerim bu kanıtlamayı da kapsayacak olsa da, direkt olarak bu kanıtlamayı hedef alan bir eleştiri bbulamadığımı, ya da koymayı gereksiz gördüğümü itiraf etmem gerekir.)
Yukardaki kanıtlamaya bakınca Anselmus(1033-1109) kendi argümanı da yaptığı açıklamada, mutlaka Agustinus’un düşüncesinden de etkilenmiştir dememek çok güçtür. Anselmus 1078 yılında Prolosgion6 isimli eserini tamamlıyor. Bu eserin 2. Kısmında bizi aşşağıdaki akıl yürütme şekli ile tanrının varlığına ikna etmeye çalışıyor, 3. Kısmında ise bunu çeşitlendirmeye çalışıyor.
l Tanım: Tanrı, kendisinden daha yücesi tasavvuf edilemeyendir.
l Öncül: Kendisinden daha yücesi tasavvuf edilemeyen Tanrı düşünülebilir.
l Ara sonuç: Eğer ki kendisinden daha yücesi tasavvuf edilemeyen tanrı sadece zihnimizde olsaydı, ve gerçekte de var olan ve kendisinden daha yücesi tasavvuf edilemeyen bir şeyi de tassavuf edebiliriz, ama bu durumda tanrıdan daha yücesini tasavvuf etmiş olurduk, bu bir çelişkidir
l Sonuç: Tanrı var olmak zorundadır
İlk başta tanrının var olması için bir sebep gözükmese de, Anselmus burada haklıdır. Eğer ki Tanrı en yüce ise, bu durumda tanrının var olmayan hali, var olan halinden daha az yüce olacağı için, daha yüce halini hayal ettiğimiz şey, yani var olan şey tanrıdır demek istemiştir.
Ama bu argüman tanım konusunda belli eksikliklere sahiptir. Öncellikle, ne için var olmak, sadece zihinde olmaktan daha yüce bir durumdur, bunun açıklaması yoktur. Anselmus bunu kabul edeceğimize inandığı için ya da bunun çalışması için böyle bir şeyi kabul ettiği için argümanı çalışıyordur. Yücelik tam olarak nedir? Bunun da cevabını bize vermez.
Tabii bu gibi sebeplerden ötürü, bir sürü parodi argümanlar üretilerek bu düşüncenin aksi veya düşüncenin absürdlüğü kanıtlanmaya çalışılmıştır. Bunlar arasından en yeni argümanlardan Raymund Smullyan(1919-2017) 1984 de öne sürdüğü argümanı örnek vermek istiyorum.
l Tanım: Evren, tüm yaratımlar içerisinde en etkileyicidir olanıdır.
l Tanım 2: Yaratımın Kalitesi,a) yaratılanın gerçek kalitesi,b) yaratanın becerisine bağlıdır
l Öncül: Yaratan ne kadar sınırlandırılmışsa, veya ne kadar dezavantajlı ise, yarattığı da o kadar etkileyicidir.
l Öncül 2: En büyük dezavantaj var olmamaktır.
l Ara sonuç: Bu yüzden, evren var olan bir yaratıcının yarattığı en etkileyici eser ise, ondan daha etkileyici olan var olmayan bir varlık tarafından yaratılmış olan bir evrendir
l Ara sonuç 2: Var olan bir tamrı bu sebeple, ondan daha yücesi düşünülemez bir varlık değildir, çünkü daha etkileyici bir evren yaratan var olmayan bir tamrı vardır.
l Sonuç: Tanrı yoktur.
Bu parodi argüman, etkileyici olsa bile, benim gözümde daha da yetersiz ve daha da zayıftır. Çünkü, ilk argümanın aksine daha fazla noktada soru işaretleri bırakmaktadır. Mesela, Var olan tanrının niye olmayandan daha yüce olmadığının bir sebebini aslında bize vermez. Bize var olmayan bir tanrının yarattığı evrenin daha muhteşem olduğunu göstermekle birlikte, bunun birini diğerinden daha yüce yapması için bir sebep olarak ele almamız gerekmez. Bununla birlikte var olmayan bir şeyin nasıl bir şey haratabildiğini de bize söylemez. Hatta evreni en etkileyici yaratım olarak kabul etse bile, öyle olmak zorunda değildir. Birden fazla evreni yaratmak, daha etkileyici değil midir?
Bununla birlikte, Thinking Machines Coorperations’da çalışan Paul E. Oppenheimer ve Stanford Universtesinde bulunan Edward N. Zalta isimli iki kişi, On the Logic of the Ontological Argument(Onlolojik Argümanların Mantıkları Üzerine)7 adlı 1991 yapımı ortak çalışmalarında Anselmus’un informal kanıtlamasını modal haline getirip tekrar kanıtlıyorlar, ancak Reflections on the Logic of the Ontological Argument(Ontolojik Argümanların Mantıkları Üzerine Tekrar Düşünme)8 adlı çalışmalarında, Anselmus’un öncüllerine saldırıyorlar. Ki saldırmalarında haklılık payı var gibi. 2011 yılında A Computationally-Discovered Simplification of the Ontological Argument(Ontolojik Argümanın Bilgisayarla Keşfedilen Basitleştirilmesi)9 adlı makalelerine göre, Anselmus’un kanıtlamasını modus olarak girdikleri otomatik teorem kanıtlayıcısı PROVER9 Anselmus’un kanıtlamasını doğru bulmakla kalmıyor, tek ve daha güzel bir öncülleme ile modifiye ediyor. Ancak bunu yaparken, birincil derece mantık kullanarak işlerini hallettikleri için, being ve existance’ı iki farklı yüklem olarak öner sürdüklerini de söylemem gerekir.
Buradan, aynı mantıkta, fakat farklı bir şekilde kanıt öne süren René Descartes(1596-1650) 1641 yılında Meditationes de Prima Philosophia(İlk Felsefenin Meditasyonları)10 adlı eserinin beşinci meditasyonunda Anselmus’unkinden farklı bir ontolojik argüman sunmaya çalıştı. Zira çok farklı olmasa da, bazı noktalarda daha farklı bir anlatışta bulunduğunu söyleyebiliriz. Kısaca Descartes, Zihnimizin dışında da var olan ve de zihnimiz tarafından icat edilmemiş bazı kavramların olduğuna inanır. Mesela üçgen gerçekte var olmasa bile, iç açıları 180 eden, 3 köşeli ve 3 kenarlı bir kavramdır, be bu kavram dışına çıkamaz.
Elimizdeki bu bilgi ile, üçgen kavramından, üçgenin ne olduğunu ve zorunluluklarını çıkarabildiğimiz gibi, tanrının da ne kendisinin kavramından çıkarabiliriz.
Tanrı, mükemmelliklerin tümüne sahiptir, var olmak mükemmel olduğu için, tanrı var olmak zorundadır diyor. Her ne kadar biz şu noktada Anselmus ile daha farklı şekillerde tanımlamışlardır desek de, Anselmusun sorunları aynı zamanda Descartes’ın sorunlarıdır.
Mükemmelliklerin bir açıklaması yok. Mükemmel nedir, var olmak niye mükemmeldir gibi soruları cevapsız bırakıyor. Tabii, hızlı geçeceğim için bu kadar az yazsam da, Descartes’ın açıklamaları daha uzundur bu konuda. Gene de aslında olan tek şey, ‘Daha yücesi hayal edilemez’ tanımı yerine ‘Tüm mükemmelliklere sahip olan’ tanımı yapılmıştır.
Bunun dışında, sadece Descartes’ın kendi ontolojik argümanına özel yapılan bir çürütmeden bahsedecek olursak, Gottfried Wilhelm Leibniz‘in(1646-1716) 1676 yılı ve sonrasında, geleneksel tanrı açıklamasının yetersiz kaldığı düşüncesi ile birlikte, bu geleneksel düşünce ve kanıtlamaları çürütmek, eleştirmek ve daha iyisini yaratma işine girmiştir. 1684 yılında yayımlamış olduğu Meditations on knowledge, truth, and ideas(Bilgi, Fikir ve Gerçek Hakkında Meditasyonlar)11 adlı tez çalışmasında, Descartes’ın tanımını çelişik bulmuştur. Tanrı tüm mükemmelliklere sahip ise, içinde birbirinin karşıtı olan ve birbirine aykırı olan mükemmelliklere de sahiptir. Bir şey, kendi karşıtlığı ile birlikte iken, en mükemmel halinde değildir, o zaman tanrının bu şekilde tüm mükemmelliklere sahip olması başlıca bir çelişkidir.
Bununla birlikte Leibinz, 1676 da yazdığı Quod ens perfectissimum existit(Ve Mükemmel Varlık)12 isimli makalesinde mükemmeli tamımlayarak çok önemli bir açığı kapamıştır. Mükemmel “Pozitif ve mutlak olan veya sınırlara tabii tutulmadan kendini açığa vuran basit özellik” olarak tamınladığı için, tüm mükemmeller, birbirleri ile çelişemeyeceklerinden, yani mutlak veya sınırsız olacaklarından çelişemeyecekleri için, tanrı mükemmel olan her şeye sahiptir.
Bununla birlikte gene biz bu tür tanımlamalara genel olarak, ger şeyin iddia edilebileceği, düşünülebileceği şeklimde gelebiliriz. Mesela, uçan bir su aygırı veya memeli bir baykuş hayal edebilmem, bunların gerçek olduğunu, var olduğunu göstermez. Ama bu eleştiri de, çok başarılı değildir. Zira, tamrı her şeyi bildiği ve mükemmel olduğu, yüce olduğu için zatem var olmak zorunda bırakılırken, bu varlıklar, bu kadar büyük özelliklere sahip olmadığından var olmak zorunda, dolayısı ile gerçek olmak zorunda değildir. Memeli baykuşun varlığı, koşullu bir önermedir.
Bununla birlikte, her ne kadar yukarıdaki isimler informal mantık ile bir ontolojik kanıtlama sunmuş olsalar da( ve bunlar modal şekilde modifiye edilebilseler de) ciddi bir modal görüşü de açmanın vakti gelmiştir. Bu noktada başvuracağımız kişi, en büyük mantıkçılardan birisi olan Kurt Gödeldir.(1906-1978)
Gödel 1970 yılında Dana Scott’a ontolojik kanıtını gösteriyor. Bu kanıt ciddi modal mantık içermekte ve de Leibinz gibi ciddi tanım ve mantık çizgisinde gitmektedir. Modal mantık, olası olarak ve zorunlu olarak sembollerini de barındırdığı için, bir önermenin doğruluk cerecesinden bahsetöeyi mümkün kılıyor. Yukarıda bulunan diğer önermeler, bu şekilde yazılmadığı için bu derece besleyici ve önemli değildir.
Şimdi Gödelin argümanına bakalım.
l Belit 1: Her özellik için, o özellik pozitif değildir ancak ve ancak o özelliğin değili pozitifse(P)
l Belit 2: Pozitif bir özellik tarafından zorunlu olarak gerektirilen her özellik pozitiftir.
l Teorem 1: Pozitif özellikler olası olarak örneklendirilir
l Tanım 1: Tüm pozitif özelliklere sahip olan şeye G diyelim(God)
l Belit 3: G pozitiftir
l Ara sonuç: Olası ihtimalle bir G vardır.
l Belit 4: Pozitiflik zorunlu olarak pozitiftir
l Tanım 2: Bir objede var olan, ve o objede bulunan her şeyi zorunlu kılan şeye ess(öz) diyelim
l Teorem 2: Tanrı olmak(G) Gnin özüdür
l Tanım 4: Tüm özleri zorunlu kılan şeye NE( Zorunlu var olma hali) diyelim.
l Belit 5: Zorlunlu olarak var olmak pozitiftir.
l Teorem 3: Tanrı var olmak zorundadır.
Bu kanıt da otomatik teori kanıtlayıcıları ile kanıtlanmıştır, kaldı ki biçimsel olarak da hatasızdır. Buna rağmen, pozitif nedir bu konuda bir tanıma rastlamıyoruz. Bu sebepten ötürü ne için var olmak bir pozitifliktir buna da cevap veremiyoruz.
Bununla birlikte pozitif olmak kanıtlamaya göre bir zorunluluk, dolayısı ile aslında olası olan her şeyi de zorunlu kılmış oluyor. Bu noktada olası ile zorunlu arasında bir fark koyması tamamen abes kaçıyor.
Bununla birlikte, bir kaç açıklama sunuluyor tabii ki. Bunlardan bir tanesi, tanrı gibi zorunlu bir varlık, nasıl oluyor da olası veya tesadüfi bir şekilde evreni yatatıyora cevap olarak özgür iradesi ile yarattığının cevabını verebilir, ki bu da hem felsefi hem de bilimsel olarak eleştiriye tabii(Gene geleceğim bir konu.). Gerek quantum gerek çoklu uzay teoremleri ile tartışılabilecek bir konu. Veya Leibinz gibi bu dünya, var olabileceklerin arasında en iyi dünyadkr diyerek de, soruna çözüm bulmaya çalışabiliriz. Çünkü David Lewis’in(1941-2001) Modal gerçeklik teorisine göre, bizim var olan dünyamız( zorunlu olmasına rağmen) olası olup da zorunlu olmayanlarla bir fark bulamayacağımız bir dünyadır.
C. Anthony Anderson(1940-) ise pozitifin kendi içinde bir çelişki barındırdığını iddia etmiştir. Öyle ki, ortalama boy pozitif bir özellik olmamasına rağmen, var olduğu için bir pozitifliktir, ama pozitif olmadığı için ortalama boydur. Buna rağmen, pozitiften kastın tanımı verilmediği için buna tam olarak bir doğruluk biçmek, maalesef ki mümkün değildir.
Başka bir Modal argüman için Alvin Carl Plantinga’ya(1932-) bakalım kendisinin argümanı, gene ve her zamanki gibi bir şeylerin kabulüne dayanmakla birlikte, kendisi bunu kabul ettiğini ve de asıl amacının kanıtlamaktan çok mantıklı bir şekilde böyle düşünülebileceğini göstermek istediği için böyle bir ontolojik argüman sunmuştur.
l Belit 1: Ahlaksal olarak mükemmel olan, her şeye gücü yeten ve her şeyi bilen bir varlık olsun, ona da en muhteşemlik diyelim
l Belit 2: Olası olarak var olan her gerçeklikte en muhteşem olan bir varlık olsun. Ona en yücelik diyelim.
l Belit 3: Ve de bu varlık zorunlu olarak var olmak zorunda olsun ve de bu yüzden zorunlu olarak en yecliğe sahip ise ona da en yüce diyelim
l Ara sonuç: en yüceliğe sahip bir varlığın olduğu olası bir gerçeklik var
l Terorem: Bu yüzden zorunlu olarak en yüce vardır.
Kötülük ve Özgürlük
Ontolojik argüman üstüne daha fazla yazı yazmayı düşünmesem de, argümanın bize sunduğu çok güzel bir noktadan yararlanarak başka bir soruna doğru kayalım. Yukarıda argümanın içinde bulunan en ahlaklı, bana Epikür’ün(341-270 M.Ö.) bir deyişini hatırlattı.
“Tanrı kötülüğü önlemek istiyor da gücü mü yetmiyor? Öyleyse o güçsüzdür. Yok gücü yetiyor da önlemek mi istemiyor? Öyleyse o, kötü niyetlidir. Hem güçlü hem de iyi ise kötülük nereden geliyor?”
Epikürün sormuş olduğu bu soru, önemli bir sorundur cidden de. Baktığımızda, özellikle günümüzde hala ciddi bir takipçi sayısına sahip dinlerde, Tanrının şefkat dolu, iyi ve de en iyi olduğundan bahsedilir. Yukarıdaki argümanları diğer tanrının varlığını kanıtlama konusunda bir hataya düşmediğini var sayarak incelesek bile, müslümanlığın Allah’ı veya yahudiliğin Yehweh’i bu soruları görmezden gelemezler. Onlar iyi ve de ahlaklı tanrılardır. Bu durumda onları, kendilerinin de kabul etmiş olduğu bir kötülük varken bile nasıl iyi kabul edebiliriz?
Bu dünyada insan eli ile yapılmış bir sürü kötü şey var. Zaten bunu kabul ettiği için bu dinler, kötüleri cezalandıran bir ölümden sonra yaşanılabilen bir öteki hayat bahşediyorlar. Bu tanrılar, kötülüğü yarattıkları için kötülük yapıyoruz. Dolayısıyla onlar için iyiler diyemeyiz. Bu şekilde düşünmek, hiç bir şekilde hatalı olmamakla beraber, buna bir kaç cevap verilebilir.
Bunlardan en kolayı, tanrının saf iyi olamayacağını kabul etmek, veya kötü bir tanrının varlığını kabul etmektir. Bazı gnostik düşünce okulları, dünyanın yaratıcısı ile kainatın yaratıcısını iki ayrı varlık olarak görürler. Dünyayı yaratan demiurge kötü ve acımasız iken, İsa figürünün babası olan Tanrı ise iyi bir tanrıdır. Bu şekilde eski ahit ile yeni ahitin tanrılarının arasındaki farkı da açıklarlar. Ama bu, eşitlerse, ilk başta demiş olduğum çok tanrının problemi sebebi ile saçma olurken, bir hiyerarşiye sahip olmaları durumunda, iyi tanrı önder ise, gene kötülüğe göz yumuyordur, eğer ki kötü tanrı bir liderlik ve yücelilik gösteriyorsa, o zaman da epikürün demiş olduğu güçsüz tanrı olmuş oluyor. Her türlü de bu soruna ciddi ve tatmin edici bir cevap verebilecek bir öneri değildir bu.
Daha tatmin edici olan cevap ise özgürlük olacaktır. Baktığımız zaman özgür irade dediğimiz şeyin var olabilmesi için en temelinde bir seçim yapma hakkımız olmalı. Seçim yapabilmek için ise iyi olana bir alternatif lazım. İki şey arasından alternatif seçmek ise olay, iki iyi arasından seçim yapılabilir, değil mi?
Buna cevabım hayır olacaktır. Herhangi bir iyilik hiyerarşisinin kurulabilmesi için, gene iyilikle kıyaslanıp, onu azaltabilecek bir kötü durumunun da bulunması gerekir. Çünkü sadece iyinin olduğu noktada, iyi tek bir formda kendini en açık ederek gözükecektir. Başka türlü kendini gösterebilmesi için, çeşitli tonlara bürünmesini sağlayacak etmenlere ihtiyaç vardır. “Hangisi daha mavi?” Sorusuna cevap verebilmek için, birisinin daha az mavi olması lazım. Bunun için de o rengin içinde başka bir renkden bir tutam bulunması lazım. Bu yüzden de kötülük, iyilik için bir şarttır.
Peki özgür olmaya ne için ihtiyacımız var? Bu sorunun cevabı, iyi olabilmek için olurdu. Kirli bir odayı, temizlemek dışında alternatifi bulunmayan birisi mi daha temizdir, toksa temizlemek zorunda olmamasına rağmen, temizlememeyi seçebilecekken temizleyen kişi mi? Bu sorunun cevabı tabii ki de kendi isteği ile temizleyen kişidir. Çünkü o, özgür iradesi ile seçmiştir. Bu yüzden dünyada var olan iyilik, özgür irade ile yapıldığı için çok daha değerlidir. Gene tanrı iyi olduğu için, en büyük iyiliği yaratacaktır. En büyük iyiliği yaratmak için özgür iradeyi yaratıyor olması lazım, bundan ötürü tanrı kötülüğü yaratmıştır. Hatta bir adım ileri gidelim, tanrı da iyilik yapma konusunda özgürdür, kötülük yapacak potansiyele sahip olmasına rağmen ebediyen iyilik yapacak olduğu için de hem en özgür, hem de en iyi varlıktır diyerek, ontolojik argüman kısmında bahsetmiş olduğum çoklu evren, potansyel evren ve de zorunlu evren problemini de burada kapatmış oluyorum.
Gene de, bu doğal afetleri, depremleri, yangınları ve hatta hastalıkları nasıl açıklar? Bunların bizim özgür irademizle arasında nasıl bir bağ vardır?
Buna da evrenin kendisinin seçim yapabiliyor olduğu cevabını verebiliriz. Sonuçta evren de tanrının yaratımı olduğu için, aynı mantık ile onun da özgür seçimlerle nasıl devam edeceğini seçebilmesinden daha doğal ne olabilir? Bu noktada evrenin, gene insan aklı, iradesi ve kendi özgür seçimi ile, bir noktada sadece iyi seçecek bir evren olacağına inanmalıyız.
Bu elbette ki çok daha tatmin edici bir cevap olsa da, gene de sorgulardan ve karşı görüşlerden uzak durabilecek konumda değildir. Mesela özgür olduğumuz için kötülüğün var olduğuna karşı verilebilecek en güçlü cevap özgür iradenin cidden de en iyiye doğru evrilip evrilemeyeceği olabilir. Mesela en iyi için yaptığımız temellendirmeyi, en kötü için de yapabiliriz. En büyük kötülük, iyilik yapabileceklen yapmamayı tercih ettiğimiz durumdaki kötülük ise, bu durumda özgür olmak bizi ve de tanrıyı kötü kılmaz mı? Veya, özgür irade yüzünden acı çeken insanlara soracak olsak, onlar bize bu özgür iradenin getirdiği ızdırabı, ciddi manada özgür olmayan ama sadece iyilik yapan bir gerçekliğe tercih etmeyeceğini söyleyebilir miyiz? Bununla birlikte, aslında özgürlük savunmasında ikinci bir temel kabul daha vardır, o da özgürlüğün kendisidir. Oysa ki bizim davranışlarımız, deneyim, kurallar ve koşullar çerçevesinde çoktan belirlenmiş şeyler de olabilirler.
Bu noktadan sonra tanrının özgürlüğüne gelip, kapanmış bir kapıyı aralayıp, son bir defa o aralığından bakmanın vaktinin geldiğine inanıyorum. Özgür irade tanrıda da varsa, bu yaratılabilecek evrenler içinden en iyisinde olduğumuzu gösterir, ve bu yüzden de diğer evrenlerin potansyel olarak ne olduklarına getirir, hatta aslında ilk nedene kadar da geriye gitmemize sevep olur. Şayet çoklu evrenler veya tek evren, bu konuların günümüzdeki yorumlamaları, ister istemez böyle karman bir yapıya girmektedir.
Evren Teorileri Ve Tanrı
Şimdi, aslında antropik ilke, ilk neden argümanı ve benzeri konularda yazmaya devam edebileceğim kadar konu varken, niye bunları yarıda kesmek zorunda kaldığımı anlatmam güzel olur. Genel olarak düşünceler, argümanlar ve de felsefe üstüne yazılı bir ödev olacağından, hatta dersin ismi metafizik olduğundan, uçları doğa bilimlerine dayanan bu cevapları diğer konularla bir arada yazmak istemedim. Çünkü metafizik, fiziğin hep ötesinde kalacak bir konu iken, benim onları aynı noktaya koyacak olmam kesinlikle sansasyonel olurdu. Bu yüzden de en sona alma gibi bir karar vermem anlaşılır olmuştur umarım. Gene yukarıda kapattığımı söylediğim konuları tekrar açacak olduğum için de kızılabilir, ancak bu noktada kendimi savunmayıp bana kızanları da kucakladığımı söyleyerek konuma geri dönüyorum.
Gene uzmanlık noktam, lisans alanım, ya da ayrıntılı bir okuma yaptığım alanlar olmadıkları için, üstün körü geçeceğim üstlerinden, bunu da bildirmek önemli.
Öncelikle, çok popüler olan big bangin kısa bir açıklamasını yapmak doğru olacaktır.
Big bang teorisi, evrenin büyük bir patlama ile yayıldığını bize anlatan bir toeridir. En düz şekilde, evren çok yoğun ve sıkışık iken, patlayarak genişlemeye başlamıştır, bu genişleme hala devam etmektedir, ve uzun bir sürenin sonunda günümüzdeki halini almıştır.
Bu teori ister istemez insanın aklına İlk neden argümanını getiriyor. Ve ilginç bir şekilde bu konuda diyecekleri var.
Big bang teorisinin kabulü üstünden geliştirilen Borde-Guth-Vilenki adlı teori, ikş farklı konuda da ayrı bir ışık tutuyor.
Arvind Borde, Alan H. Guth, Alexander Vilenkin adlı 3 kişinin hesaplamaları ve teorilerin göre hazırlanmış olan ve bu üç kişinin soyisimlerinden ismini kazanan Borde-Guth-Vilenki teorisi, zamanın eksi sonsuza gidemeyeceğini, dolayısı ile ilk sebebin var olduğunu göstermekle birlikte, çoklu evren tasarısının mümkün olmayacağını savunarak, görünürde Leibnz ve de Lewise bir darbe vuruyor. Bununla birlikte, belki de evrenin düzen ve antropic ilke argümanlarına da çok güçlü bir sav daha verecek.
Antropik ileye güçlü bir kanıt olarak verebileceğimiz bir başka örnek ise, gene big bang teorisinin anomalilerinden olan baryon asimetrisidir. Teoriye göre, big bang olduktan sonra, evrende eşit miktarda madde ve anti madde olmalı iken, bunların eşit olmaması ilginç bir durumdur. Şöyle ki dinyayı oluşturan her şeyin bir anti maddesi var, dolayısı ile dünyanın hatta evrenin kendini nötrleyecek olan madde ve anti maddeden ötürü var olamaması lazımdı. Doğal halinden ötürü var olamaması gerekn bir şeyin var olması, belki de insanlığın yaşamının rastgelelikten çok daha farklı bir şeyden ötürü oluştuğuna dair kanıt olabilir.
Bu kanıta verilebilecek başka bir savunma ise, genel olarak insan merkezli bir evren tasarısını savunmak için kullanılabilecek bir bilgiyi bize sunar.
Kopernik, astronominin en önemli isimlerindendir, ve kendisi kopernik prensipleri dediğimiz prensipler ile dünyanın evrenin merkezinde olmadığını göstermiş, ve bu sayede modern astronomi, evren incelemesi hatta fiziğin temel taşlarından birisi olmuştur olmasına da, kimse 500 sene blyunca kopernik prensiplerini onaylamayı denememiş bile. Fakat günümüzde iki fizikçi olan Robert Caldwell ve Albert Steppins CMB leri yanı kozmik mikrodalga arkaplanını inceleyerek, erenin aslında kopernik prensipleri ile çakıştığını, ya da birazcık yanlış çıkardığını kanıtladı. Yukarda da bahsetmil olduğum gibi, evrende bir antimadde ve madde dengesizliği var, ve dünya bu dengesizliğin kırılma noktasında. Evren her yerde homojen değil, bilakis bizim bulunduğumuz gölgeye doğru bir yoğunlaşma veyahut merkezleşme yaşandığını söyleyebiliyoruz. Bu da gene evrende bir yaratıcının işi olarak görülüp, savunulunabilir.
Bununla birlikte, her ne kadar big bang bu tür sorunlarla karşı karşıya olsa da, başka evren tasarıları ile, önümüze konan sorunları aşabiliriz.
Big bang kadar bilinir olmasa da, Plazma kozmoloji teorisi en az 60 yıldır aramızda olan bir teori. Teoriye göre, evrenin var oluşunda ionlaşma ve plazmanın çok önemli olduğuna dair bilgiler veriril. Bununla birlikte evrenin bir başlangıcı yoktur, evren ionlaşma sonucunda bir plazma tabakasının oluşması ile evren olur, en temelinde bir başlangıç, ya da öncesi gibi durumları konuşmaya gerek kalmadan bir evren tasarısı kurarak, hem baryon asimetrisine çözüm bulur, hem de Borde-Guth-Vilenki teorisinin getirdiği cevaplar big bangin olmak alrunda olmasına dayalı olduğu için, hem çoklu evren tasarısını bozmaz, hem de bir ilk neden arayışına girmeyi zorunlu kılmaz.
Ve görüyoruz ki, kesin bir anlama veya cevap, en azından bu konu için, bilimle bile mümkün değildir. Şayet tanrı meselesi üstüne, burada özet geçtiğimden çok daha ayrıntılı ve de fazla konuşulmuştur. Gene de şu noktada, doğru konuları, olabildiğince kısa ve düzgün bir şekilde aktardığıma inanıyorum, bu yüzden de bu çalışmayı, memnun kalmış bir şekilde sonlandırıyorum.
submitted by KeldornTP to ilericilik [link] [comments]


2020.10.15 11:27 nudree Buzağıların Bakım ve Beslenmesi

Doğumdan hemen sonra buzağıların beslenmesi: İlk 1 saat içerisinde buzağının en az 2 litre ağız sütü (kolostrum) içtiğinden emin olunmalıdır. Buzağıya ilk 3 gün anne sütü (kolostrum) günde 4-5 defa ve günlük 4-5 litre olarak içirilmelidir.
Doğum gerçekleşir gerçekleşmez yavrunun nefes alıp almadığı kontrol edilmelidir.
Ağız ve burnundaki müköz (sümüksü) kalıntı temizlenmelidir. Gerekirse solunumu uyarmak üzere buzağı başı aşağı gelecek şekilde sallandırılmalı, baş bölgesine soğuk su uygulanmalı ve/veya dili birkaç kez hafifçe çekilip bırakılmalıdır.
* Göbek kordonu dipten kopmamış ise karnına en yakın kısımdan başlayarak kordon
aşağıya doğru sıvazlanmalı ve içindeki sıvı boşaltılmalıdır. Daha sonra içine tentürdiyot akıtılan göbek kordonu, karına 4-5 cm uzaklıktan antiseptiğe batırılmış bir iple bağlanmalı ve bağlanan noktanın 3-4 cm altından temiz bir makasla kesilmelidir.Doğum esnasında dipten kopmuş veya kesilen göbek kordonu bölgesine, üç gün boyunca günde iki kez tentürdiyot sürülmelidir.
*Doğumdan sonra inek yavrusunu yalayarak hem yavrunun kurumasına hem de dolaşımın hızlanmasına yardımcı olur. Eğer inek herhangi bir nedenle bu işi yapmıyor ise buzağının üzerine hafif tuz serpilerek yalaması teşvik edilmeli veya kuru bir bez veya yataklık sapla; buzağı iyice silinerek, kurutulmaya çalışılmalıdır.
*Normal bir buzağı doğumundan yarım saat sonra ayağa kalkar ve bir saat içerisinde annesini emmeye çalışır. Buzağı emmeden önce, anasının meme başları ve çevresi ılık sabunlu suyla yıkanıp, temiz bir bezle kurulanmalı ve hızla emzirmeye çalıştırılmalıdır.
*Eğer yavru annesini emerse ineğin sağımı sırasında devamlı yavrunun emmesini isteyeceğinden sağım zorlaşır ve verim düşüklüğü şekillenebilir. Ayrıca memeden emen yavrunun ne kadar Kolostrum/süt içtiği de bilinemez. Bu nedenle mümkünse buzağılara ağız sütü sağılarak, mutlaka vücut ısısında (38 ºC) soğutmadan verilmesi sağlanmalıdır.
*Doğuma yaklaşık beş hafta kala meme bezinde başlayan kolostrum salgılama, gebeliğin son iki haftasında maksimum seviye ulaşır. Buzağı doğduğunda ise aniden durur. Kolostrum, doğumla beraber memeden sağılan son derece komplike bir salgıdır.Kolostrum (ağız sütü), normal süte göre 2 katı kuru madde, 3 katı mineral ve 5 katı protein içerdiği gibi yüksek oranda; buzağının acil ihtiyacı olan vitaminler, enerji, büyüme faktörleri, hormonlar ve hastalıklardan korunmasına yardım eden bağışıklık maddelerine (IgG) sahiptir. Kaliteli kolostrum buzağı için tek sağlıklı yaşam iksiridir.
* İnekler, kolostrumunda sadece karşılaştığı hastalıklara karşı koruyucu maddeleri barındırırlar. Bu nedenle başka çiftliklerden gelenlerle işletmede ki genç inekler; işletmeye özgü muhtemel hastalık etmenlerine karşı yeterli miktarda antikor (IgG) oluşturamayabileceğinden, yeni doğan buzağılar ilk 24 saat boyunca olgun ineklerden (2 ve üzeri doğum yapmış) alınacak kaliteli kolostrumla (50g/lt ˂ IgG) beslenmelidir.
*Kıvamsız, akışkan ve açık renkli kolostrum antikor ve besin maddeleri yönünde fakir olacağı için yeni doğan yavruyu hastalıklardan yeterince korumayacaktır. Bu nedenle IgG yoğunluğu 50 mg/ml altında olan kolostrumlar buzağıya ilk 24 saate değil 2-4. günlerde gıda olarak verilmelidir.
Kolostrumun kalitesi ve/veya miktarı üzerine etki eden anaya bağlı faktörler ; -Hayvan refahı; strese maruz kalması, -Kuruda kalma süresi; Sağmal ineklerin kuruda yaklaşık 40 günden az veya 70 günden fazla kalması, -Mevsim; gebeliğin son döneminde özelikle de düvelerde IgG seviyesini % 20 oranında düşürmesine neden olan sıcaklık stresi, Kolostrum ne kadar koyu renkli ve yoğun-krema kıvamında ise o kadar kalitelidir. Ağız sütünün kalitesi gözle anlaşılabilir. Ancak işletmelerin kolostrumun kalitesini belirleyen kolostrometreye sahip olmasında fayda vardır. Bu amaçla ağız sütünün bağışıklık düzeyini belirlemede dansimetre veya Brix refraktometresi (%0-32) kullanılabilir. Brix değeri (yoğunluğu) % 22(50 mg/ml) veya oda ısısında dansimetre yoğunluğu 1050 ve üzeri kolostrumlar kaliteli olarak kabul edilmektedir. - Bakım ve besleme koşulları; havasız, karanlık, hareketsiz ve kirli ortamlar, açlık, yetersiz ve/veya dengesiz rasyonlar, başta selenyum ve E vitamini olmak üzere mineral ve vitamin yetersizlikleri, -Mastitis ve diğer hastalıklar; Klinik mastitis ve diğer birçok patojenik hastalık etkini, kolostrumun miktarını ve kalitesini olumsuz etkilediği gibi kolostrumla da yavruya geçmektedir. Ancak subklinik mastitis de kolostrumun IgG konsantrasyonu düşerken, üretim miktarı azalmaktadır. -Diğer faktörler; erken veya güç buzağılama, doğumdan önce sağılması veya memede sızıntı, ilk doğum veya aşırı yaşlılık, VKS 2,5 dan düşük veya 3,5 dan yüksek olmasıdır.
#buzagilarinbakimvebeslenmesi #canlihayvanpazari
submitted by nudree to u/nudree [link] [comments]